mineral.gen.tr https://www.mineral.gen.tr Mineral, Özellikleri ve Faydaları tr-TR hourly 1 Copyright 2019, mineral.gen.tr Tue, 15 Dec 2015 00:00:00 +0000 Mon, 20 May 2019 00:00:00 +0000 60 Mineraller Ne İşe Yarar https://www.mineral.gen.tr/mineraller-ne-ise-yarar.html Sun, 25 Nov 2018 05:50:29 +0000 Mineraller ne işe yarar Mineraller vücudumuz yapı taşları diyebiliriz. Onlar olmadan sağlıklı bir yaşam mümkün olmamaktadır. Doğada birçok mineral bulunmaktadır. Nasıl bir binanın inşaatında çimento, çiviler, demirler vb. Mineraller ne işe yarar Mineraller vücudumuz yapı taşları diyebiliriz. Onlar olmadan sağlıklı bir yaşam mümkün olmamaktadır. Doğada birçok mineral bulunmaktadır. Nasıl bir binanın inşaatında çimento, çiviler, demirler vb. malzemeler kullanılıyorsa, minerallerde o şekilde vücudun sağlam bir şekilde gelişimi sağlamaktadır. Zorlaşan yaşam koşulları, fast food beslenme tarzı, kötü alışkanlıklar yüzünden vücuda gereken mineralleri genellikle alamamaktayız. Bu nedenle birçok hastalık ortaya çıkmaktadır. Büyüklerden duyarsınız ''bizim zamanımızda bu kadar hastalık yoktu'' gibi cümleler. Neden Yiyecekler daha sağlıklı idi. Organik beslenme diye bir kavram ortaya çıkmak zorunda kaldı. Sağlıklı yiyecekler ve daha sağlıklı yiyecekler. Mineraller ne işe yarar sorusuna ilk cevap, vücudun ayakta kalmasını sağlayan maddelerdir diyebiliriz. Mineraller ne işe yarar ayrıntılı olarak bakmakta yarar olacak. Belli başlı mineraller üzerinden inceleyebiliriz. 

Mineraller nelerdir ve ne işe yarar

Mineralleri genel olarak et, süt, sebzelerden almaktayız. Özellikle kurutulmuş meyvelerde daha çok bulunmaktadır. Vücuda gerekli olan minerallerin en önemlileri demir ve kalsiyum olarak geçer. Bunlara detaylı bakacağız. Minerallerin iki türü bulunmaktadır. Bunlar mikro ve makro minerallerdir. Vücudun makro minerallere ihtiyacı daha fazladır. Mikro mineraller iz mineraller olarak geçmektedir. Makro mineraller kalsiyum,magnezyum, potasyum, sodyum, klorür ve kükürt olarak geçer. Mikro mineraller ise demir, bakır, çinko, iyot, manganez ve selenyumdur. Mineraller inorganik maddeler olarak geçmektedir. Minerallerin ne işe yarar Burada netlik kazanır. Mineraller vitaminler ile birlikte hareket ederek diğer besin maddelerinin daha etkin bir şekilde vücutta kullanılmasını sağlar. Mineraller, diş ve kemik yapısının sağlıklı bir şekilde gelişmesinde ve korunmasında çok büyük önem taşır. Özellikle kalsiyum alımı burada çok büyük önem taşımaktadır. Yeterli miktarda alınmadığında özellikle gelişme çağındaki çocuklarda diş bozukluğu, çürümeler meydana gelebilir. İlerleyen yaşlarda kemik erimesi başlayabilir. Bunların dışında kan değerlerinin normal düzeylerde kalmasında, üreme sağlığının korunmasında, sağlıklı dolaşım ve sinir sisteminin sürmesinde ve su dengesinin korunması için çok gereklidir. Potasyum ve sodyum arasındaki denge sayesinde kas dokusunun ve sinir sisteminin düzenli çalışması gerçekleşmektedir. Bu denge düzgün işlemez ise kalbin elektrik sistemi bozulabilir ve kasların kasılmasında sorun ortaya çıkar. 




]]>
Mineral Yağ https://www.mineral.gen.tr/mineral-yag.html Mon, 26 Nov 2018 01:45:24 +0000 Mineral yağ, hafif alkenlerin karışımıyla oluşan, bitkisel olmayan, petrol ürünü bir tür yağdır. Bu yağ sıvı parafin ya da sıvı petrol olarak da tanımlanabilir. Aynı şekilde bebek yağı denilen üründe i Mineral yağ, hafif alkenlerin karışımıyla oluşan, bitkisel olmayan, petrol ürünü bir tür yağdır. Bu yağ sıvı parafin ya da sıvı petrol olarak da tanımlanabilir. Aynı şekilde bebek yağı denilen üründe içinde parfüm olan sıvı parafindir. 

Mineral Yağ Kullanım Alanları

Kozmetik sektörü tarafından üretilen cilt bakım kremleri ve göz altı kremleri de mineral yağ ile üretilir. Ucuz maliyeti nedeniyle oldukça tercih edilen bir üründür. Sanayi sektörü de ürettiği yağlı radyatörlerde de bu yağı kullanır. Bunun sebebi mineral yağın elektriği ve ısıyı iletmeme özelliğidir. Bu sektörde trafo yağı adıyla da bilinir. Gıda üretiminde de, bazı gıdalarda E905 olarak kullanılır. Çoğunlukla şekerleme ürünlerinde tercih edilir. Ayrıca Mineral yağ çıkmayan inatçı yapışkanı olan barkod etiketlerini sökmek içinde kullanılabilir. Eczanelerde sıvı parafin olarak kolaylıkla bulunur.

Sıvı parafin yani Mineral yağ gıda maddelerinin fotoğraflarının daha parlak, pırıl pırıl görünmesini sağlamak amacıyla kullanılır. Mineral yağ spreyle tatbik edilerek, besinlerin parlak görünmesini sağlar. Ayrıca mum ve kandillerde de kullanılır.

Salata kaselerinde, servis tabaklarında ahşap kesme tahtalarında da cila ve diğer yağların yerine de Mineral yağ kullanılır. Kokusu ve tadı yoktur ve ince çatlakları doldurup bu bölgelerde bakteri üremesini engel olur.

Mineral yağ bol olması ve ucuz olması nedeniyle bebek yağlarının içinde, duş jellerinin içinde, nemlendiricilerde, şampuanlarda sıkça kullanılır. Petrolden elde edildiği için insanlar bu yağın içeriğinin sağlık açısından zararlı olup olmadığını tartışmalıdır.

Mineral yağ kanserojen etki yapar mı

Rafine edilen ham petrolden üretilen üretilen mineral yağ, rafine ediliş şekline göre az, zayıf ve çok iyi olarak sınıflandırılır. Uluslararası Kanser Araştırma Kurumu  tarafından kanserojen maddeler sınıfında 2 farklı grupta sınıflandırılır.

Az ve zayıf rafine edilmiş mineral yağ, birinci grupta yer alır. Bu grup kanserojen etki yapan maddelerden oluşur, çok iyi rafine edilen diğer grup ise kanserojen etkisi olmayan maddeleri içerir. İlk gruptaki mineral yağlar daha çok sanayi sektöründe kullanılır, diğer grup mineral yağlar ise kozmetik alanında kullanılır. Kanserojen etkileri hakkında mineral yağların daha fazla araştırılması gereklidir.

]]>
Kaç Çeşit Mineral Vardır https://www.mineral.gen.tr/kac-cesit-mineral-vardir.html Mon, 26 Nov 2018 08:27:39 +0000 Kaç Çeşit Mineral Vardır, Bugünkü makalemizde sizlere mineral çeşitleri hakkında bilgi vermeye çalışacağız. Mineraller vücudumuzda sağlıklı yaşam için gereklidir ve vücudumuzda bulunan mineral çeşit

Kaç Çeşit Mineral Vardır, Bugünkü makalemizde sizlere mineral çeşitleri hakkında bilgi vermeye çalışacağız. Mineraller vücudumuzda sağlıklı yaşam için gereklidir ve vücudumuzda bulunan mineral çeşitleri olmadan sağlıklı hayat sürmemiz olanaksız hale gelmektedir. Vücudumuzda bulunan minerallerin hepsi doğada da vardır ve vücudumuz mineralleri kendi kendine oluşturamamaktadır. Genel olarak mineraller diş, kemik, hücrenin korunması, cilt yapısı, kas fonksiyonları, kan basıncı gibi sağlıklı hayat için önemli fonksiyonlarda görev alırlar. Mineral çeşitleri doğada çok fazladır ancak vücudumuz için gerekli olan yaklaşık 17 çeşit mineral vardır ve bu minerallerde kendi aralarında vücutta bulunması gereken miktara bağlı olarak makro mineraller ve mikro mineraller olarak 2’ye ayrılmaktadır.

Kaç çeşit mineral vardır

Makro Mineral Çeşitleri

Kalsiyum: Vücudumuzda bulunan en fazla mineraldir ve büyük bölümü ile kemiklerde bulunur. Kemik, diş ve kas yapılarında önemli rol oynar. Ayrıca hücrelerin iyi çalışmasında da görev almaktadır. Süt ve süt ürünlerinde, balıkta, yeşil yapraklı sebzelerde, fındık ve pekmez gibi ürünlerde bol bulunmaktadır.

Fosfor: Kemik ve diş yapısının temel maddelerinden biridir. Ayrıca böbrek, kas ve kalp sistemlerinin düzenli çalışmasını sağlar.

Potasyum: Bir diğer mineral çeşidi olan sodyum ile vücutta su dengesini sağlar ve gıdaların hücre içine geçişine yardımcı olur. Ayrıca sinir sisteminde mesajları iletir. Kısacası hayati bir mineral çeşididir.

Magnezyum: Vücudumuzun enerji üretmesinde önemli bir göreve sahip bir mineraldir. Eksikliğinde halsizlik, iştahsızlık, öğrenme bozuklukları ve dikkatsizlik gibi sorunlara yol açabilir. Limon, balık eti, tavuk eti, yumurta, patates gibi besinlerde bulunmaktadır.

Sodyum: Sinir ve kas fonksiyonun çalışması için çok önemli bir mineral çeşididir. Ana görevi besinlerin hücre duvarından geçişini sağlamaktır. Tuz, deniz ürünleri, maden suları, biber gibi maddelerde bulunur.

Diğer iki makro mineral çeşidi sülfür ve klordur.

Mikro Mineral Çeşitleri

Demir: Bağışıklık sisteminin güçlü olmasını sağlar. Aşırı demir alımı hücrelerin erken yaşlanması, yağlanma ve kanser dibi olumsuz etkileri vardır. Eksikliği ise kansızlığa yol açar.

Çinko: Vücudumuzda pek çok işlevi vardır. Vücudun gelişmesinde, cinsel gelişimi sağlamada, yaraların iyileşmesinde önemli görev alır.

İyot: Vücudumuzda çok az miktarda bulunan bir mineral çeşididir. Guatr hastalığına karşı bu mineralin alınması önerilmektedir.

Selenyum: Toprağın yapısıyla orantılı olarak varlığı bilinen mineraldir. Zengin olarak bulunan topraklarda özellikle çocuk gelişimi daha hızlı ve sağlıklı olduğu bildirilmiştir. Örnek olarak köyde yetişen bir çocuğun şehirde yetişen bir çocuğa göre daha dayanıklı olması gösterilebilir.

Diğer mikro mineral çeşitleri molibden, kobalt, bakır, manganez ve kromdur.

]]>
Mineral İçeren Besinler https://www.mineral.gen.tr/mineral-iceren-besinler.html Mon, 26 Nov 2018 14:47:31 +0000 Mineral İçeren Besinler, Sağlıklı bir hayat ve beden için mineraller oldukça fazla önem taşımaktadır. Vücudumuzun üretemediği mineraller, harici olarak gıdalardan alınmıştır. Mineral içeren besinler tüketmek, di Mineral İçeren Besinler, Sağlıklı bir hayat ve beden için mineraller oldukça fazla önem taşımaktadır. Vücudumuzun üretemediği mineraller, harici olarak gıdalardan alınmıştır. Mineral içeren besinler tüketmek, diş sağlığını, kemik yapısını, ruhsal dengeyi, kan basıncını ve daha bir çok vücut fonksiyonlarının gelişimini olumlu olarak etkilemektedir.

Mineral İçeren Besinler Nelerdir

Kalsiyum: Kalsiyum minerali, süt ve süt ürünleri, peynir, susam tohumu, nane, brokoli, tereyağı, yeşil yapraklı sebzeler, somon, sardalya gibi besinlerde bulunmaktadır.

Fosfor: Tavuk, ton balığı, süt ve süt ürünleri, mısır, sarımsak yumurta, yağsız yoğurt, ciğer, tam buğday, asparagus, baklagiller, lahana, kabak çekirdeği, soya fasulyesi, pırasa, meyve.

Demir: Ispanak kuru kayısı ve üzüm, şeftali, hurma, kırmızı pancar, armut, badem, avokado, kakao, fındık, ciğer, böbrek, yeşil yapraklı sebzeler, balık, istiridye, kırmızı et, patates, pirinç, midye, buğday. 

Çinko: Baklagiller, istiridye, karaciğer, lifli yiyecekler, süt ve süt ürünleri, ciğer, susam, maden suyu, tahıl, kuru fasulye, soya fasulyesi, lifli yiyecekler

Selenyum: Deniz ürünleri, yumurta, mantar, soğan, pekmez, tarçın, sakatat, yulaf, bira, arpa.

Sodyum: Tuz, kabuklu deniz mahsulleri, yeşil ve kırmızı biber, sucuk, fındık, fıstık, hamsi, ceviz, havuç, tereyağı, saldalya, peynir, domates.

Magnezyum: Tahıllar, sarımsak, yeşil yapraklı sebzeler, balık, süt ve süt ürünleri,badem, patates, buğday, şeftali, maydanoz, darı, kayısı, elma, et, bezelye, avokado, greyfurt, sarımsak, soya fasulyesi, somon, portakal, limon.

Potasyum: Et, pırasa, domates, patates, sebze, badem, tavuk, yeşil yapraklı sebzeler, kırmızı pancar,  hurma, domates suyu, avokado, kabak, kayısı, fındık, portakal, sardalya, incir, kuru üzüm, balık, brokoli, muz, lahana, badem. 

Manganez: Yeşil yapraklı sebze ve meyveler, tahıl taneleri, kuşkonmaz, avokado, böğürtlen, yaban mersini, karanfil, yumurta, ceviz, ananas, zencefil, fındık, maden suyu, karahindiba.

Bakır: Mantar,  fındık,  brokoli, zeytin, fıstık, portakal, somon balığı, yaş ve kuru üzüm, fasulye, soya, ceviz, badem, pekmez,  sarımsak,  bezelye, avokado, karides.

Bor: Yapraklı sebzeler, üzüm, armut, domates, fındık, badem, elma, üzüm,havuç, patates, fıstık, brokoli, tahıllar

İyot: İyotlu tuz, yeşil yapraklı sebzeler, süt, deniz ürünleri.

Flor: Florlu su, deniz ürünleri, çay.

Kükürt: Kırmızı ve beyaz et, marul, ıspanak, soğan, lahana, maydanoz,  muz, patates.

Krom: Kırmızı ve beyaz et, mantar,  patates, süt ve süt ürünleri, 

Klor: Kereviz,  deniz suyu, zeytin, domates, maden suyu, marul,  sofra tuzu.

Sülfür: Deniz suyu, balık, Brüksel ve normal lahana, şalgam, et, sarımsak, soğan, kuru fasulye.

Lityum: Patlıcan, pırasa, domates, patates, tahıllar, ciğer, yumurta, deniz mahsulleri, maden suyu, süt, su.  

]]>
Mineral Cam https://www.mineral.gen.tr/mineral-cam.html Tue, 27 Nov 2018 06:20:23 +0000 Mineral cam; Saat camlarında ve gözlük camlarında kullanılan bir cam türüdür. Cam çoğunlukla saydam veya yarı saydam halde kullanılan ve genellikle kırılgan ve sert olan sıvı grupların muhafazası için kullanılan inorganik b Mineral cam; Saat camlarında ve gözlük camlarında kullanılan bir cam türüdür. Cam çoğunlukla saydam veya yarı saydam halde kullanılan ve genellikle kırılgan ve sert olan sıvı grupların muhafazası için kullanılan inorganik bir malzemedir. Antik çağlardan beri gerek süs eşyası gerekse de inşaat sektöründe kullanılan cam sanayinin gelişmesi ile gözlük ve saat camları olarak da karşımıza çıkmaktadır. Camın ana maddesi Silisyum'dur. Mineral cam ise, daha çok saat camlarında kullanılan cam çeşitlerindendir. 

Mineral cam, silisyum oksit yani kumdan yüksek ısıda elde edilen camdır. İlk olarak kullanıldığı yer ise kilise camlarıdır. Mineral cam oluşumu 1520 kırma indeksinde yüksek abbe sayısı ile bir optik kalite sağlar. Ancak var olan özgül ağırlığından ötürü en ağır cam materyaldir. Yüksek numaralarda artan kalınlığı azaltabilmek için materyalin içerisine bazı metal oksitler ilave edilerek indeksi kırılır. Böylelikle daha ince bir mineral cam elde edilebilir. yalnız incelen mineral camın ağırlığı bu durumda daha da artacaktır. Mineral camda dünyada bulunan ultraviole ışınları geçirme özelliği vardır. 

Mineral camın özellikleri;
  • UV ışınlarını tam geçirgendir.
  • Ağırlığı çok olan bir cam türüdür.
  • Saat ve gözlük camlarında kullanılır.
  • İki şekilde renklendirme yapılır.
  • En kalın cam çeşididir.
Mineral camların renklendirilmesi iki şekilde olur. Bunlardan birisi üretim esnasında direk renkli cam olarak çıkartılması, diğeri ise özel bir vakum kabı içerisinde renklendirme yapılarak çıkartılmasıdır. Mineral cam optik sanayisinin en ucuz ve en kolay temin edilebilen camıdır. Aslında bu camın ham maddesi küçük diyoptriler için ideal bir yapıya sahiptir. Fakat hipermetrop, miyop, astigmat veya bunların hepsinin kombinasyonu için iki diyoptriyi geçtiğinde camın ortasında veya kenarındaki kalınlık estetik olarak sorun çıkartır. Ayrıca ağır olması da kullanım konforunu olumsuz etkiler. O yüzdende bütün bu gözlük çeşitlerinde hepsinde ayrı ayrı kırma endeksi değişiklik gösterir ve miyop astigmat veya hipermetropta kullanılışına göre değişik kalınlıklarda indeksler yapılır. 

Saat camlarındaki mineral cam ise temperleme yöntemi ile sertleştirilmiş, çizilmeye ve kırılmaya pleksiglastan daha dayanıklı bir cam çeşididir. Bu cam saat sektöründe safir cama alternatif olarak üretilmiştir. Mineral cam saatlerde çizilmeye karşı dayanıklıdır. Fakat çizilmez değildir. Mineral cam, yan açı ile kenar kısımlarına bakıldığında yeşilimsi bir renk oluşturur. Yapı olarak kırılgan bir yapıya sahip olan mineral cam şeffaflığı yüksek bir cam çeşididir. Çok kolay buğulama yapar ve yansıma özelliği fazladır. Temizliğe elverişili olmasının yanında kolay tozlanmaz bir yapısı vardır. Mineral cama bir çok kimyasalla madde etki etmez. Yine gözlükte olduğu gibi Uv ışınlarını geçirgen bir yapıdadır ve zaman içerisinde şeffaflığını yitirmez.

Günümüzde gelişen teknoloji ile alternatif camlar üretilse de işlenişi ve maliyeti ucuz olduğundan mineral cam kullanımı halen bütün sektörlerde aktif haldedir. Alım gücü ile orantılı olan mineral cam kullanımı halen yoğunluğunu devam ettirmektedir. 
]]>
Minerallerin Görevleri https://www.mineral.gen.tr/minerallerin-gorevleri.html Tue, 27 Nov 2018 21:17:04 +0000 Minerallerin görevleri; vücudumuzda yer alan vitaminler ile beraber çalışarak bu vitaminlerin ve vücuttaki diğer besin maddelerinin etkili bir şekilde kullanılmasını sağlamaktır. Sağlıklı bir yaşam için asla ihmal edilm Minerallerin görevleri; vücudumuzda yer alan vitaminler ile beraber çalışarak bu vitaminlerin ve vücuttaki diğer besin maddelerinin etkili bir şekilde kullanılmasını sağlamaktır. Sağlıklı bir yaşam için asla ihmal edilmemesi gerekli olan ve vücudumuzun kendisinden beklenilen fonksiyonları en iyi şekilde sürdürmesi için hayati önem taşıyan inorganik madde olan mineraller, sağlıklı bir diş ve kemik yapısı, kalbin düzenli ve verimli çalışması, kas fonksiyonları, hücrelerin korunması ve gelişimi, sinir sistemi, vücuttaki su dengesinin korunması gibi pek çok hayati fonksiyonun yerine getirilmesinde görev yaparlar.

Bu itibarla da insan vücudunun sağlıklı ve dengeli bir şekilde beslenmesinde minerallerin çok büyük önemi bulunmaktadır. İnsan vücudunda yer alan mineraller çeşitli isimlerle anılır. Bunların başlıcaları kalsiyum, demir, iyot, flor, fosfor, sodyum, potasyum, klor, magnezyum, kükürt, çinkodur.

Minerallerin görevleri:

Vitaminlerin en çok ihtiyaç duyulan bölgeye ulaşmasını sağlamak,

Hücrelerin korunmasına hizmet etmek,  

Sağlıklı dişler, ve kemik yapısı, cilt yapısı için önemlidir,  

Kan basıncını düzenlemek,

Kalp sağlığı için hayati öneme sahiptir.  Kalp ritmi, kas fonksiyonu, vücuttaki sıvı dengesinin sağlanması gibi önemli görevleri de vardır.

Kalsiyum minerali, kemiklerde bulunur ve kemikleri güçlendirir. İleri düzeydeki eksiklik halinde dişlerde ve sırt bölgesinde ağrılar, kemik zayıflığı, çatlak ve kolay kırılmalar görülür. Genellikle süt ve sütten elde edilen ürünler, yeşil yapraklı sebzeler ve balıkta bulunur.

Demir minerali, hemoglobin adı verilen kırmızı kan hücresi, kas pigmenti ile enzim üretiminde gereklidir. İnsan vücudunun büyümesine yardım eder, hastalıklardan korur. Daha çok yumurta sarısı, et, balık, ciğer ve dalakta bulunur.

Magnezyum, sinir sistemi ile kasların gevşemesini sağlar. Kandaki şekerin enerjiye dönüştürülmesine yardım eder. Sağlıklı dişler için gereklidir. Soya fasulyesi, fındık, süt, balık, ve tahıllarda bulunur.

Potasyum minerali ise vücuttaki su dengesini korumakla görevlidir. Besinlerin hücreye geçişini sağlar, İnsan beynine oksijen gönderilmesi için önemlidir. Vücutta her gün kullanılan bir mineraldir. Et, süt ve kuru baklagillerde bulunur.

Çinko,  proteinlerin enerjiye dönüştürülmesinde görevlidir. En önemli görevleri içinde vücudun kendini iyileştirmesi ve yenilemesi, bağışıklık sisteminin gelişmesi, hormonal dengenin sağlanması yer almaktadır.  Deniz ürünleri, et, karaciğer, fındık, ay çekirdeği, süt ve yumurtada bulunur.

İyot,  tiroid bezlerinde bulunur. Tiroid ve tiroid kontrol mekanizması enerji ve kilo almada önemli rol oynar.

Fosfor,  kimyasal reaksiyonlarda yer almakla birlikte vücutta bütün hücrelerde bulunur. Normal kemik-diş yapısı, normal böbrek fonksiyonları için önemlidir. Süt ürünleri, sakatatta bulunur.

Sodyum, bu mineral ise sinir ve kas fonksiyonlarının devamında büyük öneme sahiptir. Asıl görevi sıvı pompalanmasını sağlamaktır. Sodyum miktarının yüksek olması yüksek kan basıncına neden olur. Daha çok tuz, süt ve süt ürünlerinde bulunur.

Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılacağı üzere minerallerin eksikliği pek çok sağlık sorununu beraberinde getirir. Yeterli düzeyde beslenmeme ya da dengesiz beslenme halinde eksiklikleri görülmeye başlanır. Bazen besin ya da çeşitli takviyelerle vücudumuza yüklediğimiz minerallerin gereğinden fazla şekilde vücutta harcanılması da mineral eksikliğine neden olabilir. Böylece insan vücudu, önemli pek çok hayati görevi yerine getirememesi nedeniyle ciddi sağlık problemleriyle karşılaşabilir.  

Bu nedenle yeterli miktarda sıvı tüketimi, dengeli ve sağlıklı beslenme önemlidir. Minerallerin alınması kadar kaybedilmemesi de önemlidir. Sigara-alkol kullanma, fazla terleme, ishal, idrar söktürücü ilaçlar sıvı ve mineral kaybetmeye yol açar. Özellikle hamilelik dönemlerinde anne adaylarında, bebeklerde, çocuklarda v]]> Saç İçin Gerekli Vitamin Ve Mineraller https://www.mineral.gen.tr/sac-icin-gerekli-vitamin-ve-mineraller.html Wed, 28 Nov 2018 04:26:25 +0000 Saç için gerekli vitamin ve mineraller, vitamin ve mineraller vücutta hücrelerin sağlıklı bir şekilde fonksiyonlarını yerine getirebilmek için düzenleyici ve direnç arttırıcı etkisi olan bileşenlere verilen addır. Günl Saç için gerekli vitamin ve mineraller, vitamin ve mineraller vücutta hücrelerin sağlıklı bir şekilde fonksiyonlarını yerine getirebilmek için düzenleyici ve direnç arttırıcı etkisi olan bileşenlere verilen addır. Günlük tüketilen besinler yoluyla vücuda doğal yollardan vitamin ve mineral almak mümkündür. Beslenme yoluyla vitamin ve mineral ihtiyacı karşılanamıyorsa takviye şeklinde alınarak ihtiyaç giderilebilir. Vücutta yaşanan vitamin ve mineral eksikliği birçok hastalığa neden olabilir. Örneğin, eksiklik saçlarda dökülme, kırılma, cansızlık gibi problemlere neden olabilir. Bu gibi sorunlar karşısında beslenme alışkanlıkları değiştirilerek vitamin ve mineral açığı kapatılabilir, saç sağlığı tekrar kazandırılabilir. Saç sağlığını korumak için önemli olan hangi vitamin ve mineralin saçlar için faydalı olduğunu bilmek gerekir.


Saç için gerekli olan vitamin ve mineraller

Saç için gerekli olan vitaminler

B9 (folik asit) vitamini: Saç dökülmesini önleyen önemli vitaminlerden biri olan B9, karmaşık bir yapıya sahiptir.Vücudun düzgün bir şekilde çalışmasını sağlar. Doku gelişimi ve hücre işlevine katkıda bulunur. Saçların hızlı uzamasına yardımcı olan hücre yenilenmesini destekler. Vücutta yaşanan  B9 eksikliği saç sağlığının bozulmasına, saçların erkenden beyazlamasına ve saç dökülmelerine neden olabilir. Brokoli, et, yeşil sebzeler, mısır B9 vitamini bakımından zengin olan besinlerdir.

A vitamini: Saç sağlığını koruyan önemli vitaminlerden biridir. Saç dökülmelerine karşı etkilidir. Mükemmel bir antioksidan olan bu vitamin, saç dokusu ve parlaklığını korur. Saçları çevreden vücuda giren serbest radikallere karşı korur. Karaciğer, havuç, brokoli, ıspanak, lahana ve kavun A vitamini bakımından zengindir.

C vitamini: Mükemmel bir antioksidan olan C vitamini saç sağlığının yanı sıra vücutta birçok anlamda faydalı olur. Saç derisi başta tüm hücrelerde kan akışını arttırır. Saçları kırılmalara karşı korur, hızlı uzamasını destekler. Saç dökülmesini önler. Yeşil biber, kırmızı biber, kivi, turunçgiller, brokoli, maydanoz, portakal, mandalina, greyfurt, limon C vitamini bakımından zengin içeriğe sahiptir.

E vitamini: Saçların sağlığı ve genel görünümü için etkili bir vitamin olan E vitamini, önemli bir antioksidandır. Saç hücresi üretimini destekler, hasarlı hücreleri onarır. Saçların hızlı şekilde uzamasını sağlar. Saç kırıkları, dökülmeler içinde faydalıdır. Buğday tohumu, Ayçiçek yağı, badem, fındık, şalgam, avokado E vitamini bakımından zengindir.

B7 vitamini: Saç gelişimi ve sağlığı için olmazsa olmaz olan B7 vitamini biyotin olarak da bilinir. Saç dökülmesi ve beyazlamasına karşı etkili olan B7 vitamini, saç yapısını güçlendirir. Bu etkisi saç kırıklarını önler. Biyotin eksikliği saçlarda kırılmalara ve dökülmelere neden olabilir. Yumurta sarısı, karaciğer, dut, yeşil sebzeler B7 bakımından zengindir.

Vitamin 12: Vücut için hayati önem taşıyan tüm organlar üzerinde etkisi olan B12 vitamini, saç köklerine ihtiyaç duyduğu oksijenin iletilmesine yardımcı olur. Yeteri kadar oksijen gitmeyen saç kökleri ölür ve bu durum dökülmelere neden olur. Ayrıca saçların beyazlama sürecini uzatır. Karaciğer, peynir, ahtapot, kırmızı et ve yengeç B12 vitamini bakımından zengin içeriğe sahiptir.

B3 vitamini: Zayıflayan saçlara karşı koruyucu etkisi olan B3 vitamini, vücutta enerji üretimi içinde faydalı bir vitamindir. Biyotinle beraber alındığında etkisi daha fazla olarak, saçlar üzerinde daha etkili olur. Saçların hızla uzamasını sağlar, saçlarda incelme ve kırılmaya karşı korur. Pirinç, kırmızıbiber, ton balığı, karaciğer B3 vitamini bakımından zengin içeriğe sahiptir.

Saç için gerekli olan mineraller

Kalsiyum: Saçların daha canlı, sağlıklı uzamasını sağl]]> Mineral Plus https://www.mineral.gen.tr/mineral-plus.html Wed, 28 Nov 2018 15:41:21 +0000 Mineral plus, insanlarda çokça kullanılan mükemmel bir besin kaynağıdır. Özellikle mineral eksikliği sorunu olan çocuklarda çokça kullanılan bu mükemmel mineral kaynağı, aslında insanların günlük olarak tükettikleri besinl Mineral plus, insanlarda çokça kullanılan mükemmel bir besin kaynağıdır. Özellikle mineral eksikliği sorunu olan çocuklarda çokça kullanılan bu mükemmel mineral kaynağı, aslında insanların günlük olarak tükettikleri besinler içerisinde çokça bulunan minerallerin kimyasal olanlarıdır. Bazı insanlar diğer insanlara göre vücut yapısı nedeniyle demir, bakır, magnezyum, potasyum, kalsiyum ve buna benzer birçok mineralin eksikliği gibi sorunlar yaşarlar. Bu sorunların giderilmesi içinde kesinlikle tıbbi olarak doktorlar tarafından kişiye önerilen mineral plus adı verilen besin takviye ilaçları kullanılmaktadır. Mineral plus tablet şeklinde kullanıma sunulmuştur. Bu nedenle bazı insanların düşündüğü gibi şurup olarak düşünülmemelidir. Mineral plus adı verilen takviye ilacının kesinlikle faydasının görülebilmesi için düzenli bir şekilde mineral plus kullanılması gerekmektedir. Aksi halde beklenilen faydalar görülemez. Bilindiği gibi minerallerin insan vücudunda etkileri çok büyüktür. Özellikle çocuklarda büyümenin gerçekleşebilmesi için mineraller olmazsa olmazlardandır. Vücut üzerinde meydana gelen olumlu durumların ve tepkimelerin gerçekleşebilmesi için vitaminlerle birlikte inorganik elementlere de ihtiyaç duyulur. Bu nedenle mineral plus minerallerini sizlerde kullanabilirsiniz. 

Mineral plus insanlarda ne gibi etkilere neden olur
  • Düzenli olarak yaklaşık 6 ay kadar kullanılan mineral plus kullanımı, direk olarak vücuttaki yağlanmanın azalmasını sağlayacaktır. Özellikle kadınlarda ve diğer kilo problemi olan erkeklerde yağlanmanın azalmasına çok büyük etkiler göstermektedir. 
  • Yukarıdaki etkisine benzer olarak insanlarda obezite rahatsızlığının ortadan kalkmasına büyük etki gösterecektir. Bu etki çocuklar üzerinde de görülebildiği için obezite sorunu olan ya da olma ihtimali olan insanlarda mineral plus kullanılabilir. 
  • Çocuklarda oldukça az görülse bile meydana gelen kalp rahatsızlıklarının tedavisine destek olarak mineral plus kullanılabilmektedir. Bu nedenle özellikle sigara içen yetişkin insanlarda mineral plus önemli etkiler gösterir.
  • İnsanlarda zihin açılımına etki ederek stresi vücudunuzda ciddi bir şekilde uzaklaştırır. Bu nedenle özellikle gençlerde çok karşılaşılan depresyon rahatsızlıklarında mineral plus beklenen etkilerden daha fazla etki yapmaktadır. 
  • Sık sık karşılaşılan ve insanlarda bazen kalıcı olan bazen de geçici olan bağırsak sorunlarında mineral plus etkilerini göstermektedir. Mineral plus, en çok kabız sorunu olan insanlar için ve ishal rahatsızlığı olan insanlar için etkiler göstermektedir. 
  • Kronik olarak meydana gelen yorgunluk rahatsızlıklarında mineral plus olumlu etkiler göstermektedir. 
  • Çocuklarda kullanılan mineral plus direk olarak uyku kalitesinin artmasını sağlar.
Farklı sağlık sorunları olan insanların haricinde kalanlarda mineral plus doğru kullanıldığında direk olarak yan etki göstermemektedir. Fakat bazen hamilelik durumları, bazen de tansiyon rahatsızlıkları gibi durumlarda direk olarak yan etkiler meydana gelebilir. Fakat bu yan etkiler oldukça basit durumlardır. Mineral plus adındaki takviye ilaçları içerisinde yaklaşık olarak 100'e yakın mineral bulunmaktadır. Bu minerallerin fazlası vücutta tutulmasa bile vücutta eksiklik bulunan mineraller tamamlanır ve bu sayede insan vücudunda meydana gelmiş sorunlar ya da meydana gelecek sorunlar tam olarak düzenlenir. Fakat belirtmek isterim ki vücutta bulunan mineraller tam olarak vitaminlerle ortak çalıştığı için vitamin eksikliği olan insanlarda minerallerin tam olarak görev yapamadığı bilinmelidir. Bu nedenle bazen vitamin ilaçları da kullanılabilmektedir. 
]]>
Mineral Eksikliği https://www.mineral.gen.tr/mineral-eksikligi.html Thu, 29 Nov 2018 05:54:29 +0000 Mineral Eksikliği; Bazı zamanlarda insan kendini daha halsiz, yorgun, bezgin, unutkan, zihni dağınık, keyifsiz bir halde bulur. Cilt ve tırnaklar bozulur, saçlar incelir, yüz çöker, ağrılar yükselir. Belirgin olan bir hastalı Mineral Eksikliği; Bazı zamanlarda insan kendini daha halsiz, yorgun, bezgin, unutkan, zihni dağınık, keyifsiz bir halde bulur. Cilt ve tırnaklar bozulur, saçlar incelir, yüz çöker, ağrılar yükselir. Belirgin olan bir hastalık bulunmadığı zaman, birçok insan doktora gitmeyi ihmal eder. Bazen bir arkadaşın önerisiyle vitamin almaya karar verilir.  Halbuki bir kişi normal besleniyor ise, aslında dışarıdan vitamin takviyesine gerek kalmaması gerekmektedir. Fakat atlanılan bir şey olabilir. Tüketilen gıdalara rağmen performans bozuluyor ise, belki de o gıdaları özümsemekte sıkıntı çekiliyodur. Bu da çoğunlukla vücuttaki mineral dengesinin bozulmasından dolayı kaynaklanır.

Belli başlı önemli mineraller, sodyum, potasyum, kalsiyum, magnezyum fosfat, klorid, demir, iyot, florin, krom, selenyum, manganez, magnezyum, kalsiyum, molibden, bakır, silikon şeklinde sıralanabilir. Aslında bunların miktarı çok daha fazladır.  Mineraller oldukça önemlidir. Vücudun belirli bir vitaminin eksikliğine uzun zaman dayanabilir fakat bazı minerallerin eksilmesi hayatı tehlikeye atacak kadar riskli olabilir. Zaten vitaminlerden faydalanmak için, besinleri özümsemek için, hormonları üretmek için mineraller gereklidir.

Minerallerin işlevleri, vücutta bulunan elektrik akımını yönetirler. Hayatsal faaliyeti düzenleyen enzimlerin ve öbür vücut kimyasallarının meydana gelmesini sağlarlar. Bedenin en önemli düzenleyici yapıları hormonlardır. Mineraller bulunmadan hormonal faaliyet olması mümkün değildir. Vücudun temel taşlarını meydana getiren proteinler, mineraller sayesinde kullanılır bir duruma gelirler. Vücut sıvılarını, kan basıncını, PH dengesini mineraller düzenler. Gıdaların sindirim ve özümsenmesi fakat minerallerin faaliyeti ile mümkündür. Birçok minerallerin özel işlevleri bulunmaktadır. Bunların bazıları henüz bulunamamıştır.  

Mineral Eksikliği

Aslında sağlıklı beslenme mevzusu gittikçe daha çok beyni meşgul eden bir konudur. İnsanlık kendinin farkından olmasından buyana, en azından sağlık için beslenmekten bahsetmektedir. Ne var ki, bu başlığın altına hangi gıdaları koymamız gerektiği, oldukça sık farklılaşmaktadır. Değişik diyetler ve gıdalar moda oluyor, göklere çıkarılıyor. Büyük bir ihtimal ile vücudun da, beslenmenin de şifresini yeni yeni fark edilmektedir.  Vitaminleri, proteinleri anlamaya başlamıştık fakat bütün bunların özümsenmesini sağlayan minerallerin önem kazanması, en çok 30 senelik, nispeten yeni bir mevzudur.

Mineraller yalnızca mevzu ve keşif olarak yeni değil, problem olarak da yeni sayılır.  Doğa böylesine kirlenmeden önce, dünyamızda harika bir mineral dengesi bulunmaktaydı. Eski toprak denilen o insanlar, gerçekten o eski topraklardan, ekolojik ürünlerden ve temiz olan sulardan besleniyorlardı. Çoğalan hava kirliliği, erozyon, ormanların azalması, sentetik gübreler,  bütün gıdaları değiştirmiş bir haldedir. Ne yazık ki toprağın yapısı farklılaşıyor ve gıdalar hem fakirleşiyor hem de toksinler ile birleşiyor.

Ve doğa kirlendikçe, vücuttaki dengeler bozuluyor, yeni  hastalıklar ile karşılaşılıyor. Kendini iyi hissetme durumu ise her şeyden önce, mineral dengesinin araştırılması ve tamir edilmesi ile başlıyor. Bazı mineral yoksunluklarının ne gibi problemlere sebep olduğuna göz atılacak olunursa, ne kadar önemli olduğunu daha iyi anlaşılabilir. Demir, demirin eksik olması, doğrudan doğruya kansızlık manasına gelmektedir. İyot, iyotun eksik olması, vücudun enerji santrali sayılabilen, tiroid bezinin ve hormonlarının bozulmasına sebep olur. Hipotiroidi şeklinde bilinen bir hastalığına sebep olur. Hipotiroidi kilo alımından, yorgunluğa, uyku bozukluklarına, zihinsel durgunluğa, kısırlıktan erken menapoza kadar bir dizi probleme ve zincirleme hormon bozulmasına, erken yaşlanmaya sebep olabilir.

Florin, eksikliği, diş problemleri ve muhtemelen kemik erimesi şeklinde bilinen osteoporozun başlıca sebepleri arasında bulunmaktadır. Çinko, bağışıklık sistemimiz için oldukça öneml]]> Mineral Çeşitleri https://www.mineral.gen.tr/mineral-cesitleri.html Thu, 29 Nov 2018 07:11:32 +0000 Mineral çeşitleri, mineral doğal şekilde oluşan kendine has fiziksel ve kimyasal özellikleri bulunan, kristal bir yapıya ve şekle sahip olan, inorganik elemente ve bileşiklerden meydana gelmiş katı maddelerdir. Günümüzde gelişen Mineral çeşitleri, mineral doğal şekilde oluşan kendine has fiziksel ve kimyasal özellikleri bulunan, kristal bir yapıya ve şekle sahip olan, inorganik elemente ve bileşiklerden meydana gelmiş katı maddelerdir. Günümüzde gelişen teknoloji sayesinde laboratuvarda yapay şekilde de elde edilmektedir. Yapay minerallerde doğal olanlar gibi kristal iç yapıya sahip olurlar. Doğal ve yapay mineral çeşitleri katalizör, iyon değiştirici, hammadde, izolasyon malzemesi, kimyasal ve fiziksel olarak dayanıklılık verici malzeme şeklinde, demir çelik, inşaat, seramik, kimya gibi sektörlerde kullanılır. Mineral çeşitlerinin bir kısmı bazı meslek hastalıklarına yol açtığından, gümlük yaşamda insan sağlığını tehdit eden bir unsur haline gelmiştir. Minerallerde patojenlik kimyasal ve fiziksel özellikleriyle alakalıdır. Lifsi yapıdaki asbest, zeolit formundaki tremolit mineralleri insanlarda akciğer zarı kanseri nedeni olurken, kimyasal içeriğinde arsenik (As) adlı toksik element olan mineraller yüzünden kirlenen sularda insanlarda cilt hastalıklarına, böbrek kanserine yol açabilir.


Mineral çeşitleri

Amfibol gurubu mineraller: Bunlar monoklinik ve ortorombik olarak iki seriden meydana gelir. Ortorombik seri mineral çeşitleri antofilit, ferrogedrit, holmguist, monoklinik serisi mineral çeşitleri ise aktinolit, tremolit, pargasit, hornblende, nebikit, glaukofon, riebikit, kumingtonit, rihterit ve grunerittir. 

Amfibollerin genel formülü ise, WO-1 X2 Y5 Z8 022 (OH, F) 2, bileşenleri ise, w = Na + 1, K + 1 ; X = Ca + 2, Na + 1, Mn + 2, Fe + 2, Mg + 2, Fe + 3; 

Y = Mn + 2, Fe + 2, Mg + 2, Fe + 3, Al + 3, Ti + 4; Z = Si + 4, Al + 3 dür. Bunlar içeriğinde olduğu gibi toksik madde içermez. Bu mineral çeşitleri genellikle uzun prizmatik, iğnemsi ve lifsi kristallerden meydana gelir. Bu türdeki minerallerin insan sağlığındaki olumsuz etkileri iğnemsi kristal yapıdaki şekillerden kaynaklanır. Lifsi kristal yapısı olan ve asbest olarak tanımlanan amfibol minerallerin bazıları ise aşağıdaki gibidir.
Mineral Çeşitleri
  • Amosit (Lifsi grunerit): Bu minerale aynı zamanda kahverengi asbest denir. Fe7Si8O22 (OH)2 formülü ile gösterilir. Kullanım alanı ateşe dayanıklı ürünlerin yalıtım özelliğini sağlamak içindir.
  • Krokidolit (Lifsi riebekit): Bu mavi asbest denilen mineral türüdür. Başka bir ismi de lifsi amfibol olan riebektindir. Na2Fe2 + 3Fe3 + 2Si8O22 (OH)2 şeklinde formülü vardır. Çoğunlukla yumuşak kırılgan lifler şeklinde bulunur. Bazıları da, düz ve daha dayanıklı olan liflerden meydana gelir.
  • Diğer amfiboller: Tremolit, antofillit ile aktinolit minerallerinin endüstride kullanımı daha azdır. Bunlar asbest yerine asbet şekilli olarak tanımlanır.
Serpantin grubu mineraller: Serpantin mineraller kahverengi ve yeşil renktedir. Bunlar serpantin kayasında olur. Asbest, magnezyum hammaddesi ve süstaşı olarak kullanılırlar. Serpantinin lizadit, antigorit ve krizotil adlı üç poliformu bulunmaktadır. Krizotil aynı zamanda beyaz asbest olarak tanınır. Çoğu ülkede diğer asbest türlerine göre yaygın bir kullanımı vardır. Bu mineralin asbest tipi fren ve debriyaj balatalarında, yer karolarında, elektrik kutularında, çeşitli contalarda kullanılır. Çoğu ilkede ise kanserojen madde olarak kabul edilmiş ve kullanımı yasaklanmıştır.

Zehirli elementler içeren mineral çeşitleri

Bazı mineral çeşitlerinin bileşiminde bulunan zehirli elementler insan sağlığına oldukça zararlıdır. Tespit edilen akut zehirlenmelerde bulunan talyum, kurşun, arsenik, cıva gibi elementler bu türde minerallerin içinde olur. Özellikle pirit, zinober, fluorit, galen mineralleri bu zehirli minerallerden içerir.
]]>
Mineraller Ve Özellikleri https://www.mineral.gen.tr/mineraller-ve-ozellikleri.html Fri, 30 Nov 2018 01:36:11 +0000 Mineraller Ve Özellikleri, Mineraller inorganik olan maddelerdir. Doğada katı bir biçimde yer almaktadır. Tabi doğada katı sıcaklıkta yer aldıklarını belirtirken normal sıcaklık şartlarına göre katı bir halde yer alırlar Mineraller Ve Özellikleri, Mineraller inorganik olan maddelerdir. Doğada katı bir biçimde yer almaktadır. Tabi doğada katı sıcaklıkta yer aldıklarını belirtirken normal sıcaklık şartlarına göre katı bir halde yer alırlar. Mineralleri kimyasal yollar ile elde etmek mümkündür. Aynı zamanda mineraller, bir takım maddeler ile karışık yada birleşik olarak da yer alabilir. Mineral normal olan sıcaklıkta doğada katı halde birtakım maddelerle karışık yada birleşik olarak yer alan yada kimyasal yollar ile elde edilen inorganik maddelere denir.

Vücudun kendi kendine meydana getirmediği inorganik maddeler olan mineraller, vitaminler ile beraber çalışarak vücutça en çok ihtiyaç duyulan çevrelere etkin bir biçimde ulaşmalarını sağlarlar. Dolayısı ile insan vücudunun en az vitaminler kadar minerallere de ihtiyacı bulunmaktadır. Kan basıncında, kalp ritminde, kas fonksiyonlarında, vücutta bulunan sıvı dengesinin devamlılığında, üremede oldukça önemli rol oynayan mineraller ayrıca kan meydana gelmesini ve sağlıklı olan sinir fonksiyonları gelişimini de kontrol ederler.

Minerallerin özellikleri, mineral doğal bir biçimde meydana gelen, homojen, belirli kimyasal bileşime sahip olan inorganik kristalleşmiş katı bir cisimdir. Buna göre minerallerin özelliklerini şu şekilde sıralanabilir. Doğal bir şeklide meydana gelir. Herhangi bir parçası bütününün özelliklerini taşır. Belirli bir kimyasal formülü bulunmaktadır. Katı bir durumda olup ender olarak sıvıdır. Mineralojinin mevzusu doğal biçimde meydana gelen maddeleri ihtiva ettiği için bu bakımdan sınırlı bir duruma getirilmiştir. 

Mineraller Ve Özellikleri
Teknolojinin ilerlemesi ile laboratuvarlarda sentetik bir şekilde elde edilen kimyasal bileşikler mineral sayılmazlar. Bu yapay bileşikler durumundaki katı olan maddelere doğada tabii durumda rastlanmaz. Dolayısı ile de doğal koşullarla meydana getirilemezler. Bu cins katı olan maddelere  yapay mineraller ismi verilebilir. Bu cins yapay mineraller de, tabii minerallerde olduğu gibi benzer kristal iç yapıları bulunmaktadır. Metallerin çoğu, modern olan yaşamda gerekli bulunan kimyasal ve endüstriyel ürünler minerallerden gelir. Çiftçilik ve toprağa dayalı ormancılık minerallere dayanır. Minerallerin kullanım yerlerinin potansiyel miktarı neredeyse sonsuzdur.

En fazla göze çarpan mineral örnekleri kayalar ve taşlardır. Civanın haricinde mineraller, ağır, sert ve yoğun olup aldığı biçimlere kristal ismi verilen katı olan kütlelerdir. Kristaller, farklılaşmayan ve muntazam biçime sahip olan maddelerdir. Bu demek oluyor ki, kristal parçalara ayrılsa bile her özel parça orijinal kristalin biçimine sahip olur. Mineraller bu yol ile teşhis edilir. Cıva haricinde hiçbir mineral sıvı durumda yer almaz. Hızlı hareketi ve parlak gümüş rengi ile çabuk gümüş diye de isimlendirilen cıva oda sıcaklığında sıvıya dönüşür.

Mineraller, farklı taş çeşitlerinin içinde biçimlenen doğal olan maddelerdir. Onlara ulaşabilmek için madenler, kuyular veya tünellerle toprağın derinliğine inmek gerekir. İnsanların, hayvanların veya bitkilerin etkisiyle meydana gelen suni olan maddeler gerçek mineraller değildir. Örneğin Tayland’da bulunan madenlerden çıkartılan yakut gerçek olan bir mineraldir. Fakat saf olmasına karşın lazer yapımında kullanılan insan yapımı yakut gerçek olan mineral değildir. Gerçek olan bir mineral hiçbir canlının etkisi olmadan gelişim göstermelidir. 

Bu da inorganik oluşum şeklinde isimlendirilir. Örnek olarak gerçek bir mineral olmayan amber, öncelikle parçalandığında kristal parçacıkları aynı biçimi korumadığı ve milyonlarca sene önce kozalaklı ağaçların ürettiği fosil reçine şeklinde günümüze geldiği için mineral olma özelliğinden yoksundur. Kayalar, minerallerin spesifik kombinasyonlarından oluşur. Örnek olarak, kuvars ve mika granitten çıkartılır. Minerallerin çıkartılamadığı kaya cinsleri de bulunmaktadır. Bunun sebebi içerisindeki mineralin oldukça az olması veya çok geni]]> Bor Mineralleri https://www.mineral.gen.tr/bor-mineralleri.html Fri, 30 Nov 2018 14:11:59 +0000 Bor, Isıya dayanıklı sert bir elementtir ve periyodik cetvel üzerinde B harfi ile gösterilir. Bor elementi yeni bulunan bir element değildir. Bor elementi ilk kez Tibet'te kullanılmıştır. Önemli kaynakları Türkiye ABD ve Rusy Bor, Isıya dayanıklı sert bir elementtir ve periyodik cetvel üzerinde B harfi ile gösterilir. Bor elementi yeni bulunan bir element değildir. Bor elementi ilk kez Tibet'te kullanılmıştır. Önemli kaynakları Türkiye ABD ve Rusya dadır.

Bor minerallerinin sayısı oldukça çoktur. Bazıları her yatakta bulunurken bazıları ise çok ender bulunur. Doğada genellikle renksiz halde bulunurlar. Ancak içindeki bazı maddeler nedeniyle pembe, sarı ve gri renkli bulunabilirler.

Önemli Bor Mineralleri

Pandermit, Türkiye açısından önemli bir Bor minerali dir, beyaz renktedir kireç taşına benzer. Sultançayırı ve Bigadiç yataklarında bulunur.

Boraks, renksiz ve saydamdır. Boraks çabuk bozularak suyunu kaybederek tinkalkonit'e dönüşebilir. Türkiye'de Eskişehir-Kırka yatağında bulunmaktadır.

Kolemanit, sertliği 4-4.5 ağırlığı 2,42'dir. Bor bileşikleri içinde en çok bulunanıdır. Cevher boşluklarında parlak,  saydam kristaller halinde bulunur. Türkiye'de Emet Bigadiç Kestelek yataklarında ve dünyada ABD'de bulunur.

Kernit, Renksizdir, saydam beyaz uzunlamasına bireysel iğne şeklinde küme kristaller halinde bulunur.  Soğuk suda yavaş çözünür. Dünya  da Arjantin ve ABD'de bulunur.

Bor Mineralleri
Ülexit , Lifsi ve sütun şeklinde bulunur. Saf olanı beyazdır. Gri renk tonlarında da bulunabilir.. İpek parlaklığında olanları da vardır. Türkiye'de Kırka Bigadiç ve Emet'te Dünyada ise Arjantin'de bulunmaktadır.

Probertit, Kestelek yataklarında üleksit in yanında ikincil mineral olarak gözlenir. Kirli beyaz açık sarımsı renktedir. Ancak Emet formu tabakalı birincil olarak Doğanlar- Igdeköy bölgesinde kalın tabakalı olarak bulunur.

Hidroborasit, Lifsi bir dokuya sahiptir. Renksiz, beyaz ve şeffaftır. Parlak camsı bir yapısı vardır. Bazen içerisindeki minerallere bağlı olarak sarı veya kırmızı renklerde de bulunabilir.Kolemanit,  üleksit, probertit, tunelit ile birlikte bulunur. Türkiye'de en çok Emet, Doğanlar, Iğdeköy sahasında ve Kestelik'te bulunur.

Bor Mineralleri Kullanım Alanları

Çok geniş ve birçok alanlarda ticari olarak kullanılan Bor mineralleri ve ürünlerinin kullanım sahaları giderek artmaktadır. İlaç Sanayi, yapıştırıcı,  tekstil, deterjan ve temizlik malzemeleri, gübre, cam ve nükleer silah alanlarında kullanılır.
Hangi bölgelerde çıkarılır :Dünyanın en zengin Bor mineralleri yatakları Türkiye'nin Orta Anadolu ve Batı bölgelerinde yer almaktadır. Balıkesir,  Eskişehir, Bursa,  Kütahya önemli Bor mineralleri alanlarıdır.
]]>
Demir Minerali https://www.mineral.gen.tr/demir-minerali.html Fri, 30 Nov 2018 22:56:11 +0000 Demir Minerali, İnsan vücudu amaçlı önemi ve yararları bakımından dayanılmaz tek mineraldir. B vitaminlerinin tüketimi, bakır ve kalsiyum emilim durumu kandaki oksijeni taşıyan kırmızı kan hücresinin ve farklı enzimlerin Demir Minerali, İnsan vücudu amaçlı önemi ve yararları bakımından dayanılmaz tek mineraldir. B vitaminlerinin tüketimi, bakır ve kalsiyum emilim durumu kandaki oksijeni taşıyan kırmızı kan hücresinin ve farklı enzimlerin imalatı için lazımdır. Demir minerali, bağışıklık sistemini güçlendirip hastalıklardan korunmaya destekçi olabilir. Beden direncini arttıran demir yorgunluğa karşın etkilidir. Demir minerali vücudun büyümesine de yardım eder. Bu sebeple, bilhassa gelişme dönemindeki çocuklar amaçlı beden ve beyin gelişimi bakımından çok mühimdir. Kırmızı et ve karaciğerde de bolca yer alan demir minerali, noksan olduğunda kansızlığa yol açmaktadır ve bunun için da demir eksikliği anemisi model isimlendirilmektedir. Demir eksikliği ve bunun için ilişkili model meydana gelen anemi başka bir deyişle anemi ise demir eksikliği anemisi model isimlendirilir. Bayanlar erkeklerden daha çok miktarda demir tüketirler. Bu sebeple bayanlarda demir eksikliği daha çok miktarda görülür. Demir eksikliği konsantrasyon bozukluğu  halsizlik, kalp çarpıntısı, yorgunluk, solgunluk, sinirlilik, bağışıklık sisteminde problem, saçlar ve kemiklerde kırılganlık olması gibi sıkıntılara neden olabilir. Bununla birlikte, saç dökülmesi, saç ve tırnaklarda çatlama olması, dudak kenarlarında oluşan yaralar ve yutma güçlüğü benzeri sorunlara neden olabilir. Bilhassa C vitamini demir emilimini kolaylaştırdığı amaçlı Anemiden korunmaya destekçi olabilir. Gebelik sırasında, bebeklerde ve çocuklarda demir gereği daha çok miktarda meydana geldiği amaçlı bilhassa bu dönemlerde demir eksikliği neticesi oluşabilecek gelişme bozukluklarının önüne geçmek amaçlı yeterlidir miktarda demir alınmalı, gerekirse demir haplarıyla demir desteği yapılmalıdır.  

Demir Minerali
Demir Fazlalığı ve Zararları
 
Fazla Miktarda miktarda demir almak damar sertliğine,  hücrelerin erken yaşlanmasına ve yağlanmasına yol açmaktadır. Bununla birlikte, demir fazlalığı,  kanser riskini arttırmasının yanında, siroz, şeker sağlık sorunu, kalp büyümesi,  halsizlik, iştahsızlık ve kilo kaybı, bulantı,  öğürme ve soluk darlığı benzeri sağlık meselelerine yol açmaktadır.

Demir Minerali Hangi Besinlerde Bulunur 

Tahıllar, pekmez, yumurta, fasulye, lahana, patates, pancar, badem, fındık, hurma ve kabak benzeri besinlerde de yer almaktadır. Demir mineralinin noksan olması konsantrasyon sorunları, sinirlilik, yorgunluk, kalp çarpıntısı, halsizlik benzeri sorunları da eşliğinde getirmektedir.Demir minerali balıklarda da bol miktarda yer almaktadır ve itinalı model tüketilmesi gerekiyor. Gebelik döneminde demir çok mühim olduğundan bu dönemde demir desteği almak çok mühimdir. Şeftali ve armut benzeri lifli meyvelerin tüketilmesi de demir mineralinin alınması bakımından çok yararlıdır. Yetişkinlerde gündelik demir gereği 8 - 10 mg dolayındadır. Bu oran bayanlarda gebelik, emzirme ve regl dönemlerinde belli bir süre daha fazladır. Kuru üzüm ve kuru kayısı benzeri kurtulmuş meyvelerde de fazla yüksek miktarda demir minerali yer almaktadır. Düzenli ve yeterli miktarda tüketilmesinde fayda vardır. Fazla miktarda miktarda demir alınması halinde damar sertliği, hücrelerin erken yaşlanması, yağlanması benzeri sıkıntılara neden meydana geldiği benzeri, kanser riskini de arttırmaktadır. Günlük demir ihtiyacı yetişkinlerde, erkeklerin gündelik demir gereği aşağı yukarı 8 -10 mg kadardır. Bu miktar gebelik, emzirme ve adet dönemlerinden ötürü bayanlarda biraz daha fazladır.
]]>
Flor Minerali https://www.mineral.gen.tr/flor-minerali.html Sat, 01 Dec 2018 21:43:32 +0000 Flor Minerali, vücudun kemik yapısının güçlü kalmasını sağlayan başlıca etkenlerdendir. Sağlıklı ve diri bir vücut için iskelet sisteminin görevini tam olarak yerine getirmesi şarttır. İskelet sistemi ise yalnızca belirl Flor Minerali, vücudun kemik yapısının güçlü kalmasını sağlayan başlıca etkenlerdendir. Sağlıklı ve diri bir vücut için iskelet sisteminin görevini tam olarak yerine getirmesi şarttır. İskelet sistemi ise yalnızca belirli vücut salgıları ve destek mineralleri sağlandığında güçlü bir yapıda olur. Flor minerali, iskelet sisteminin sağlık kriterlerini önemli ölçüde belirler. Aynı zamanda ağız ve diş sağlığı alanında da önemli rol oynar. Diş çürümelerinin büyük bölümü flor dengesizliğinden kaynaklanmaktadır.

Flor Minerali Eksikliği

Yeteri kadar flor tedarik edilememesi durumunda diş sağlığında önemli aksamalar meydana gelir. Dişlerde çürüme süreci hızlanır. Flor seviyesi sandart olan bünyelerde diş çürümesi için aşırı tatlı tüketimi, dişlerin bakımsız kalması gibi tetikleyici nedenler gerekiyorken; flor eksikliği bulunan kişilerde böylesi faktörler aranmaz. Ağız ve diş sağlığını düzenli olarak yapan ve şeker tüketiminden kaçınan kişilerde dahi hızlı bir çürüme süreci başlayabilir. Ayrıca kemik erimesi riskini yükseltir. Kemiklerin sağlıklı ve güçlü yapısını ne kadar süre içerisinde kaybedebileceği konusunda standart bir zaman diliminden bahsedilemez. Kişinin vücudunda flor minerali eksikliğinin ne düzeyde ve ne zamandır var olduğu gibi durumlar kemik erimesi riskinin ne düzeyde olduğunu belirler. 

Flor Minerali
Flor Minerali Fazlalığı

İnsan vücudu genel olarak eksiklik ve fazlalık durumlarına karşı oldukça hassas bir yapıya sahiptir. Ancak bu hassaslık, iskelet sistemi için daha çok geçerlidir. Zira söz konusu sistem, vücudun bütün kısımlarına yayılmış etkin bir kemik ağından oluşmaktadır. Bu kemik ağına dahil olan her bir kemiğin ise farklı bir yapısı bulunmaktadır. Her bir kemik arasındaki dengeyi korumak için flor dengesinin doğru miktarda muhafaza edilmesi gereklidir. Flor alımının fazla olması durumunda vücutta diş ve kemik bölgelerinde istenmeyen durumlar oluşabilir. Bunlardan en belirgin olanları diş minesi üzerinde görülür. Fazla flor minerali olan kişilerin dişlerinde sık sık tekrarlayan sararmalar ve önüne geçilemeyen tahripler söz konusudur. Ayrıca belirli bir bölgede yoğunlaşmayan ve bütün kemikleri risk altına alan farklı işlevsel aksamalar meydana gelebilir. 

Bebekler İçin Flor Minerali

İnsanların kemik yapısı gibi bütün hayatını etkileyecek karakteristik özellikleri, genellikle bebeklik çağında ortaya çıkar. Bu yapılar üzerinde ilerleyen dönemlerde birçok değişiklik olabilir ancak bebeklik dönemindeki özellikler, kendilerini büyük ölçüde korur. Oluşum ve değişim aşamasında kritik bir adım olan bebeklik döneminde kemik yapısını güçlü kılmak, bireyin sonraki yaşantısında rahat bir hayat sürmesini sağlar. Bu nedenle bebeklerde flor mineralinin sürekli olarak kontrol edilmesi ve eksiklik ya da fazlalık durumlarına müdahalede bulunulması gerekir.

Yaşlılar İçin Flor Minerali

Yaşlılık dönemi kemik erimesi riskinin maksimum düzeye çıktığı ve kemik erimesi olmasa dahi kemiklerin gücünü ciddi oranda kaybetmeye başladığı bir dönemdir. Ancak kemiklerde görülen değişimler ne kadar olumsuz ve hızlı şekilde gerçekleşiyor olsa da önüne geçilemez durumlar değildir. Güçsüzlüğü tamamen ortadan kaldırmak mümkün olmasa da süreci yavaşlatıcı tedavi yöntemleri izlenebilir. Bu yöntemlerin başında kemik yapısını en çok destekleyen ve güçlendiren flor minerali dengesini düzenlemek gelir. Florun fazlaca bulunduğu besinler tüketilerek kemiklerin ihtiyacı olan mineral desteği sağlanabilir. Bu besinlerden en yaygın olarak tüketilenleri somon balığı ve flor katılmış sudur. 

Flor eksikliği ile mücadele etmek için bazı su kaynaklarına flor eklenmektedir. Çay, kahve gibi sıcak içeceklerin yapımında florlu suları kullanmak, vücuda gereken florun alınmasını s]]> Elmas Bakır Granit Mineral Midir https://www.mineral.gen.tr/elmas-bakir-granit-mineral-midir.html Sat, 01 Dec 2018 23:04:31 +0000 Elmas Bakır Granit Mineral midir, Bir maddenin mineral olup olmadığını belirtebilmemiz için öncelikle mineral nedir bunu bilmemiz gerekmektedir. Mineralin özelliklerini kısaca ve net şekilde maddeleyecek olursak: Elmas Bakır Granit Mineral midir, Bir maddenin mineral olup olmadığını belirtebilmemiz için öncelikle mineral nedir bunu bilmemiz gerekmektedir. Mineralin özelliklerini kısaca ve net şekilde maddeleyecek olursak:

  • Doğal oluşumla şekillenirler.
  • Belirli kimyasal bir formülleri bulunmaktadır.
  • Çoğu zaman katı halde olup nadiren de olsa sıvı haldedirler.
  • Herhangi bir parçası bütününün özelliklerini taşımaktadır.
  • Canlı olmayan veya canlı tarafından üretilmemiş olan bileşiklerdir yani inorganiklerdir.

Bu tanımlamayı ele alacak olursak, elmas bir mineraldir çünkü;

Karbon elementinin modifikasyonu olan elmas bilinen en sert ve en değerli taştır.İlk olarak elmasın saf karbon olduğunu Fransız kimyacı Lavoisier keşfetmiştir. Ünlü kimyacı Lavoisier, elması yakarak yanma gazının sadece korbondioksit olduğunu görmüştür. Sert olduğu için endüstriyel aletlerde kullanılmıştır. Işığı çok iyi kırmasından ve dayanıklığından mütevellit ziynet eşyası olarakta kıymetlidir. Buna istinaden elmas hem mineraldir hemde madendir.

Bakır elementinin mineral olup olmadığını inceleyecek olursak;

Bakır; sembolü Cu, atom numarası 29 olan kimyasal bir elementtir.  Ancak bakır doğada mineral halinde bulunabildiği gibi,  kuprit, kalkozit, malahit, kalkopirit gibi minerallerinde içeriğinde bulunabilirler. Günümüzde kullanım alanı çok yaygın olan bakır elementinin en çok tercih edilme nedeni ise gümüşten sonraki elektiriği en iyi şekilde iletebiliyor olmasıdır.

  • Elektronik ve elektrik sanayi:
Elmas Bakır Granit Mineral Midir

Motorin, kömür, doğalgaz,motorin, jeotermal gibi termik enerjilerden yararlanılarak üretilen elektrik enerjisi, şehir ve köy gibi yerleşim alanlarına, sanayi tesisleri gibi uzun mesafeli yerlere gönderilir ve buralarda tüketilir. Elektrik enerji iletim ve dağıtımında, bakır, uygun özellikleri nedeni ile bu alandaki ana iletken malzemesi olmuştur. Bakır,  işlenebilme ve mekaniksel özellikleri iyi olan ve yüksek elektrik geçirgenliği bulunan bir mineral ve metaldir.

  • Kimya
  • Ulaşım sanayii
  • Kuyumculuk:

Dünyada çok bulunan bir madde olan bakır takı üretimindede kullanımı yaygın olan bir mineraldir.

  • İnşaat sanayii:

İnşaatlarda kiriş, yüzey ve betonların korunması için kullanılan bakır, inşaat sanayicilerinde vazgeçemediği ve sıkça kullandığı bir maddedir.

  • Boya sanayii

Granit ise tek başına mineral olmakla birlikte içeriğinde bir çok minerali barındırmakta olan sert ve taneli görünüşlü magmatik bir kütledir. Esas mineralleri az miktarda plajioklas ile feldspatın ortoklas cinsi kuvarstır. Ayrıca hornblend, piroksen, mika ve ikinci gruba giren apatit, zirkon, grena, turmalin, manyetit gibi minerallerde bulunabilmektedir.

]]>
Minerallerin Önemi https://www.mineral.gen.tr/minerallerin-onemi.html Sun, 02 Dec 2018 19:59:24 +0000 Minerallerin Önemi, doğada bulunan temel parçacıklar mineraller, aynı vitaminler gibi vücut için sayısız sürenin başlaması ve düzenlenmesi açısından oldukça yardımcı olmaktadır. Özellikle vücutta sıvı dengesinin düzelm Minerallerin Önemi, doğada bulunan temel parçacıklar mineraller, aynı vitaminler gibi vücut için sayısız sürenin başlaması ve düzenlenmesi açısından oldukça yardımcı olmaktadır. Özellikle vücutta sıvı dengesinin düzelmesinde, vücut kaslarının çalışmalarında, sinir sisteminini uyarılarak iletiminde büyük işlevler bakımından çok önemlidir. Mineraller özellikle vücutta vitaminler ile beraber çalışır ve vücutta hangi bölgenin daha fazla vitamine ihtiyaç duyulur ise mineraller o bölgeye vitaminin kolaylıkla ulaşmasına yardımcı olmaktadır. Hatta mineraller vücutta mevcut olan hücrelerin korunmalarında, cilt yapısında, sağlıklı diş ve kemik yapısı için oldukça önemli olmaktadır. Mineraller vücut içinde en önemli kan basıncını düzenlemede, kasların fonksiyonunda, kalp ritmini düzenlemede, vücuttaki sıvının dengesinin korunmasında, üremede ve birçok fonksiyonda minerallere oldukça büyük rol düşmektedir. 

Minerallerin Önemi
Minerallerin önemi, sağlığımız açısından ve bağışıklık sistemimiz bakımından çok önemli olan mineralleri kısaca tanıyalım.
  • Magnezyumun önemi, kemik yapısını ve dişi güçlendirir, regl döneminden önce ortaya çıkan belirtileri belli oranda hafifletir, kasların gevşemelerinde yardımcı olur, sinir sistemi ve kalp kasları açısından magnezyumun büyük faydası olmaktadır. Çoğunlukla vücuttaki enerji üretiminde görevli tutulmaktadır. Ayrıca vücuttaki pek çok işlem içinde yan bir görev görmektedir. İçerisinde magnezyum barındıran besinler başlıca, bütün yeşil sebzelerde, kakaoda, susam, unu elemede hazırlanan ekmek de, fıstık, esmer pirinç de, buğday kepeği, baklağil çeşitlerinde, kayısı, bulgur ve kuru incir magnezyum barındıran besinlerdir. Magnezyum eksikliğinde ise, kişide uykusuzluk durumu, kaslarında zayıflık, iştahında büyük ölçüde azalmalar, kaslarda meydana gelen seğirmeler, kalp ritminin düzensiz şekilde atması, aşırı sinirlilik, depresyon, yüksek tansiyon, safra kesesinde ve böbreklerde ortaya çıka taşlar, kabızlık problemi ve hiperaktiflik ortaya çıkmaktadır.
  • Kalsiyumun önemi, özellikle diş sağlığı bakımından ve kemik yapısı açısından oldukça önemlidir. Kalsiyum ayrıca bütün kas sistemi ve kalp kaslarının kasılmasında, cilt sağlığında, vücuttaki asit alkali durumunun dengesini sağlamada ve kanın pıhtılaşması açısından çok önemlidir. Kalsiyum içeren besinler, yoğurt, süt ürünleri, peynir çeşitleri, koyu renkli yeşil yapraklı olan sebzelerde, kuru incir, kabuklu olan deniz ürünlerinde, karides, midye, soya fasulyesi, su teresi, tofu, deniz bitkilerinde ve kılçıklı küçük balıklarda kalsiyum bulunmaktadır. Ayrıca kalsiyum eksikliğinde ortaya çıkan rahatsızlıklar yüksek tansiyon, uykusuzluk, kaslarda gelişen kramplar, vücutta seğirmeler, eklemlerde meydana gelen ağrılar, sinirlilik, osteoporoz ve diş çürümeleri görülmektedir.
  • Demirin önemi, vücuttaki kana kırmızı rengini sağlayan, özellikle hemoglobin açısından oldukça gereklidir. Hatta vücuda alınan oksijen ile karbondioksiti hücrelerin içine ve dışına taşımaktadır. Vücuttaki pek çok enzimin yapısında demir bulunmaktadır. Ayrıca vücutta enerji üretimi açısından da oldukça büyük rol oynamaktadır. İçeriğinde demir barındıran besinler, sakatat, kuru meyveler, et ürünleri, en çok kuru erik ve üzüm, fıstık, bal kabağının çekirdeğinde, kuru baklagillerde, maydanozda, badem demir barındırmaktadır. Özellikle sakatat çeşitlerinde ve et ürünlerindeki alınan demir vücut açısından kolaylıkla emilebilen en iyi demir şekli olmaktadır. Vücutta demir eksikliğinde ortaya çıkan sorunlar, mide bulantısı, cilt renginde solukluk, kansızlık (anemi) durumu, soğuğa karşı aşırı duyarlılık, iştahsızlık problemi ve halsizlik meydana gelmektedir.
  • Sodyumun Önemi, sodyum vücudun su dengesini sağlamaktadır. Ayrıca vücutta bulunan bütün sıvılarda ve kanda mevcut olmaktadır. Sinir sistemi ve kasların çalışmasında oldukça etkilidir. En önemlisi kalp kasının kasılması için çok önemlidir. Vü]]> Mineral Makyaj https://www.mineral.gen.tr/mineral-makyaj.html Mon, 03 Dec 2018 19:04:37 +0000 Mineral Makyaj, aslında yurt dışında kullanılan makyaj türüdür. Ülkemizde ise yeni yeni kullanılmaya başlanmıştır. Mineral makyajı ilk kez duyuyor olabilirsiniz. Teknolojinin gelişmesiyle her gün yeni kolaylıklar gelmektedir Mineral Makyaj, aslında yurt dışında kullanılan makyaj türüdür. Ülkemizde ise yeni yeni kullanılmaya başlanmıştır. Mineral makyajı ilk kez duyuyor olabilirsiniz. Teknolojinin gelişmesiyle her gün yeni kolaylıklar gelmektedir. Tabi ki bu yeniliklerin arasında kozmetik ve kadınların ihtiyaçları da yer almaktadır. Mineral makyaj da bu gelişmelerden sadece biridir. 
    Var olan makyaj ürünlerinin içerisinde elbette ki mineraller bulunmaktadır. Fakat minerallerin yanı sıra zararlı ve cildimizi kötü hale getirecek maddelerde bu lunmaktadır. İşte bu yüzden mineraller etkisini yitirmektedir. Halbuki cildimizin minerale ihtiyacı çok fazladır.
    Mineral makyaj ise bu var olan makyajlara oranla cildimize daha az zarar veriyor. Mineral makyajın faydaları saymakla da bitmiyor. Biz belli başlı faydalarından bahsedelim.
    Mineral Makyaj
    • Piyasadaki makyaj malzemeleri gibi yüzümüzde var olan gözenekleri tıkamaz ve bu sayede de sivilce, siyah nokta, leke oluşumu olmaz.
    • Yaz aylarında da kullanılabilir. Bu sayede güneşin zararlı ışınlarından korur. Yansıtma özelliği bulunmaktadır.
    • Makyaj malzemelerinin asıl kullanım amacı cildi kapatmak ve pürüzsüz görünmesini sağlamaktır. Kapatmak için bol bol kapatıcı malzemeler kullanmak yerine, yüzümüze uygulayacağımız tek kat bir mineral makyaj yeterli olacaktır.
    • Daha ileri yaşlardaki kadınlar için güzel bir özelliği vardır. Kırışıklıkların belirginliğini oldukça azaltır. Yine bu faydası yansıtma özellğinden kaynaklanmaktadır.
    • Kadınların çoğu doğal görünmek ister. Mineral makyaj, diğer makyaj ürünlerine kıyasla daha doğal bir görünüm verir.
    Cildimize hiçbir zararı olmayan mineral makyaj, alırken güneşte ve karanlık veya loş ortamda mutlaka test edilmelidir. Çünkü ışık durumuna göre ton farkı olabilir. Almadan önce mutlaka test etmeliyiz. Mineral makyajı uygularken tıpkı bir cilt maskesi uygular gibi kullanmadan önce mutlaka yüzümüzü temizlemeliyiz. Böylece daha iyi etki edebilir. Cildinizin daha doğal ve parlak görünmesi için mineral makyajı kullanabilirsiniz.
    ]]>
    Mineral Pudra https://www.mineral.gen.tr/mineral-pudra.html Tue, 04 Dec 2018 04:02:30 +0000 Mineral pudra:  Mineral makyaj çok hafif olması gözenekleri tıkamaması, cilde hiç bir zarar vermemesi, her cilt tipine uygun olması, kolay kullanılması ve cildi sağlıklı göstermesi nedeni ile tercih edilen makyaj türüdür. Mineral pudra:  Mineral makyaj çok hafif olması gözenekleri tıkamaması, cilde hiç bir zarar vermemesi, her cilt tipine uygun olması, kolay kullanılması ve cildi sağlıklı göstermesi nedeni ile tercih edilen makyaj türüdür. Mineral pudranın gerçekten mineralli olup olmadığını elinize alarak anlayabilirsiniz. Bu yazdıklarım % 100 doğal ürünler için geçerlidir. Her marka kendi mineral ürünlerini satmaktadırlar. Doğal görünüm isteyen bayanlar, sağlığıma zararlı bir içerik istemiyorum diyenler için güzel bir makyajdır. Doğal ve pürüzsüz mineral içeren pudralar sorunları kolayca kapatmak isteyenler için ideal bir makyaj ürünleridir. Ürünü kapağına döküp fırça yardımıyla sürerek gün ışığında deneyin.
    Mineral Pudra
    Mineral pudraları
    kullandığınız zaman hem koruyucu hem kapatıcı gende fondöten etkisi verir. Pudralar için en doğrusu ten renginizden bir ton açık olanı almaktır. Yazın ise Güneş'ten etkilenen cildimiz yüzünden bir ton açık ve bir ton koyu olan pudrayı alıp ikisini karıştırarak kullanmaktır. Zaten pudranın ten rengine uygun olarak siz ayarlıyorsunuz. Eğer amaç pürüzsüz bir cilt ve mat bir görünüm istiyorsanız geniş ve az tüylü bir fırçayla uygulayabilirsiniz.]]>
    Mineral Tablosu https://www.mineral.gen.tr/mineral-tablosu.html Tue, 04 Dec 2018 23:00:48 +0000 Mineral Tablosu: Mineral doğal şekilde oluşan, homojen ve belirli kimyasal bileşime sahip inorganik kristalleşmiş katı bir maddedir. Bazı mineraller vardır vücudun olmazsa olmazlarındandır. Eğer o mineral yeteri kadar tüketilmezs Mineral Tablosu: Mineral doğal şekilde oluşan, homojen ve belirli kimyasal bileşime sahip inorganik kristalleşmiş katı bir maddedir. Bazı mineraller vardır vücudun olmazsa olmazlarındandır. Eğer o mineral yeteri kadar tüketilmezse vücut hayat fonksiyonlarını sağlıklı bir şekilde gerçekleştiremez. Mineral tablosu şu şekildedir;

    Kalsiyum: Süt ürünleri, peynir, yumurta, yapraklı sebzeler de bulunur. Kemik ve dişlerin yapısına katılır. Kanın pıhtılaşması için gereklidir.
    Fosfor: Proteince zengin besinler, tahıllar da bulunur. Kemik ve dişlerin yapısına katılır. Enerji kullanımı için gereklidir.
    Magnezyum: Süt ürünleri, peynir, tahıl, sebzeler, fındık gibi sert kabuklu meyveler de bulunur.  Sindirimde uyartının iletilmesine yardım eder.
    Mineral Tablosu
    Potasyum: Besinlerin çoğu, özellikle sebze ve meyveler de bulunur. Sindirimin uyartının iletilmesine yardım eder. Hücre içindeki ve dışındaki su miktarını düzenlemeye yardımcı olur.
    Sodyum: İyotlu tuz ve besinlerin çoğunda bulunur. Sindirimin uyartının iletilmesine yardım eder. Hücre içindeki ve dışındaki su miktarını düzenlemeye yardımcı olur. 
    Demir: Karaciğer, kırmızı et, tahıl, yumurta, yapraklı sebzeler de bulunur. Oksijen taşınmasında rol oynayan hemoglobinin yapısında bulunur.
    İyot: İyotlu tuz, deniz ürünlerinde bulunur. Tiroit bezinin işlevlerinin gerçekleştirebilmesi için gereklidir. 
    Çinko: Et, balık, yumurta, süt gibi besinlerde bulunur. Yaraların iyileşmesinde oldukça etkilidir. Büyüme ve gelişme için gereklidir.
    ]]>
    Mineral Eksikliğinde Görülen Hastalıklar https://www.mineral.gen.tr/mineral-eksikliginde-gorulen-hastaliklar.html Wed, 05 Dec 2018 19:42:58 +0000 Mineral Eksikliğinde  Görülen Hastalıklar, vücudun kendi kendine meydana getiremediği organik olmayan maddeler olan mineraller, vitaminler ile beraber hareket ederek vücudumuzda  çok fazla ihtiyaç duyulan yerlere faal bir biç Mineral Eksikliğinde  Görülen Hastalıklar, vücudun kendi kendine meydana getiremediği organik olmayan maddeler olan mineraller, vitaminler ile beraber hareket ederek vücudumuzda  çok fazla ihtiyaç duyulan yerlere faal bir biçimde ulaşmalarını sağlarlar. Bu nedenle insan vücudunun  minerallere de ihtiyacı vardır. Farklı mineral azlığının insan vücudunda farklı problemlere ve farklı rahatsızlıklara neden olmaktadır. Kan basıncında, halsizlik, kalp ritminde, kaslarda güçsüzlük, çabuk yorulma, düşük tansiyon, kas fonksiyonlarında, vücuttaki sıvı eşitliğinin devamlılığında, çoğalmada çokça mühim rol oynayan mineraller ayrıca kan yapımında ve sağlıklı sinir işlevlerinin gelişimini de kontrol ederler. 

    Özel olarak büyüme ve gelişme zamanında ki çocuklarda mineral azlığı oldukça çok problemlere sebep olabilmektedir: Demir mineralinin eksikliğinde insanlarda en sık görülen hastalıkdan bir tanesi kansızlıktır. Kansızlığın azlığının getirdiği sorunlar derilerin soluk olması, saç dökülmelerine neden olur. Nefes darlığına sebep olur. Tırnaklarda kırılmalar, dudak kenarlarında yaralar, ellerde çatlamalar. Depresyona girmelere neden olur.Soğuğa karşı dayanıklı olmamak, mide bulanması, vücutta kaşınmaların olması. Selenyum mineralinin eksikliğinde ise çocukların gelişmesinin yavaş olarak meydana geldiğine neden olmaktadır. Kanser hastalığının meydana gelmesine sebep olmaktadır. Damarlarda esneme yeteneğinin eksikliği görülmeye başlar ve kas oluşunun da bir zayıflık söz konusu olmaktadır.

    Mineral Eksikliğinde Görülen Hastalıklar

    Çinko mineralinin eksikliği çocuklar da gelişme ve büyüme geriliğine neden olur. Bireylerde iştahsızlık olur. Kilo almada yetersizlik, dikkat eksikliği yani odaklanamama. Büyüme ve gelişme geriliği oluşabilir. Ayrıca ergenlik döneminde cinsel olgunluğa gelememe, enfeksiyonlara dayanıksız olma, öğrenme eksikliği,bazı duyularda problem oluşması örnek olarak tat alma duyusunda , sivilce oluşması, saçlarda dökülme ve saçlarda incelme gibi cilt problemleri yaşanabilir. Kükürt mineralinin eksikliğinde cilt problemlerine sebep olmakta ayrıca saç sorunlarına ve tırnak problemlerine neden olmaktadır. Kükürt minerali bunlar için gerekli bir mineraldir.

    Kalsiyum mineralinin eksikliğinde ise yüksek tansiyonun oluşması, seğirmeler, diş çürümelerinin olması, uykusuzluğun olması, sinirli olmak, çocuklarda çok görülen raşitizm rahatsızlığı, kaslarda oluşan kramplar, iştahsızlık, kemiklerde kolay kırılmalar ve saçlarda kırılmalar. Diş etinde kanamalar ve diş etinde şekil bozukluklarına sebep olmaktadır. İnsanlarda kolay ağlamaların oluşması, iştahsızlığa neden olur ve dalgınlık oluşmasına sebep olur. Magnezyum mineralinin eksikliğinde ise  bebeklerde havaleye neden olur. Halsizliğe sebep olur, dalgınlığa neden olur, hafıza zayıflığına neden olur, iştahsızlığı arttırır, huzursuzluk oluşmasına neden olur, uyku bozukluklarına sebep olur, öğrenme düzeyinin azalmasına neden olur, kas seğirmeleri ve vücutta titremeler  gibi sorunlara neden olur.

     Potasyum mineralinin eksikliğinde kadınların başının belası olan selülit, çabuk sinirlenme, vücutta karıncalanmanın meydana gelmesi, istiğfar etme, kalp ritminde bozukluk, odaklanmada problem yaşama, karında şişkinliğe sebep olur. İyot mineralinin eksikliğinde guatr hastalığının olmasına neden olur. Fosfor mineralinin eksikliğinde ise iştahsızlığa neden olur, kaslarda zayıflığa neden olmaktadır.Sodyum mineralinin eksikliğinde ise odaklanamama, istiğfar etme, tansiyon düşüklüğüne neden olur, kilo kaybına neden olur, iştah problemleri yaşama yani iştahsızlık, çarpıntıların oluşması, baş dönmelerinin meydana gelmesi, sıcağa karşı dayanamama, midelerin bulanmasına neden olmaktadır.

    Kısacası mineraller vücudumuz için çok önem arz eder. Vitaminler ile birlikte hareket ederek bir çok işlevin yerine gelmesine yardımcı olur. Bu minerallerin eksikliğinde insanlar açısınd]]> Mineral Su https://www.mineral.gen.tr/mineral-su.html Thu, 06 Dec 2018 05:39:10 +0000 Minarel Su, Kaynak ve doğal mineralli suyun tanımı, suda bulunan minerallerin yararlarını daha iyi anlanmasını sağlamaktadır. İnsani tüketim maksatlı sular hakkında yönetmelikte yer alan tanıma göre, kaynak suları, jeoloji Minarel Su, Kaynak ve doğal mineralli suyun tanımı, suda bulunan minerallerin yararlarını daha iyi anlanmasını sağlamaktadır. İnsani tüketim maksatlı sular hakkında yönetmelikte yer alan tanıma göre, kaynak suları, jeolojik şartları uygun olan jeolojik birimlerin içerisinde doğal bir şekilde meydana gelen, bir yada daha çok çıkış noktasından yer yüzüne kendiliğinden oluşan yada teknik usuller ile çıkartılan ve bu yönetmelikte izin verilenler haricinde her hangi bir işleme tabi tutulmaksızın nitelikleri bulunan, etiketleme gerekliliklerini karşılayan ve satış maksatı ile ambalajlanarak piyasaya sunulan yer altı sularıdır.

    Doğal mineralli olan sular hakkında yönetmeliğe göre, doğal mineralli su, yer kabuğunun farklı derinliklerinde uygun olan jeolojik koşullarda doğal olarak meydana gelen, bir yada daha çok kaynaktan yeryüzüne kendiliğinden yada teknik usuller ile çıkartılan, mineral içeriği, kalıntı elementleri ve öbür bileşenleri ile tanımlanan, her cins kirlenme olasılığına karşı korunmuş bu yönetmeliğin 5 inci, 6' ncı ve 7' inci maddelerinde belirtilen özellikleri haiz olan ve 8 inci madde gereği onaylanmış olan yeraltı sularıdır.

    Vücudun kendi kendine meydana getiremediği inorganik maddeler olan mineraller, vitaminlerin vücutça en çok ihtiyaç duyulan çevrelere etkin bir biçimde ulaşmalarını sağlarlar. Dolayısı ile insan vücudunun en az vitaminler kadar minerallere de ihtiyacı bulunmaktadır. Su ise en doğal olan mineral kaynağıdır. Hayat kaynağı olan suyun içinde hayati önemi yer alan birçok mineral yer alır. Özellikle sodyum, potasyum, kalsiyum, magnezyum ve fosfat şeklindeki vücudumuz için hayati önemi bulunan mineraller suda doğal bir şekilde yer almaktadır.

    Mineral Su

    Suda bulunan minerallerin bazıları ve vücutta yer alan işlevlerini kısaca özetlenecek olunursa, suda bulunan kalsiyum kasların kasılıp gevşemesinde, kemik ve iskelet sağlığında, dişlerin meydana gelmesinde önemli bir rol oynar. Kalsiyum ihtiyacı karşılanmazsa kemiklerde depolanmış olan kalsiyum kullanılmaya başlar ki bu olay zaman ile kemik dokusunun zayıflamasına sebep olur. Bu olay uzun süre devam eder ise osteoporoz da ismi verilen kemik erimesi olasılığı yükselir. Kalsiyum bütün kasların kasılmasında rol oynayan kilit olan bir mineraldir. Kalsiyum eksik olduğu zaman kas seğirmeleri, kasılma problemine bağlı olarak hareket güçlüğü şeklindeki problemler gözükebilir.

    Suda bulunan magnezyum, vücudun hayat için enerji üretmesi gerekir. Bunun için metabolizmanın birçok kimyasal olan durumu oluşabilmesi gerekmektedir. Bu olayların bütününde magnezyumun kilit rolü yer almaktadır. Kısaca magnezyum olmadan vücutta enerji üretimi mümkün olmaz. Magnezyum, birçok enzimin yapısında yer alarak enerji üretimi, sindirim ve emilim gibi yaşam konusundaki olaylarda görev alır. Kalsiyum nasıl kas kasılmasında görevli ise magnezyum da kasların gevşemesinden sorumludur. Günlük hareketlerimiz kaslarımızın düzenli olarak kasılıp gevşemesi ile mümkündür.

    Suda bulunan potasyum, potasyum, vücutta bulunan sodyum ile işbirliği yaparak vücudun su ve elektrolit dengesini sağlar. Kalp ritminin düzenli bir şekilde oluşmasını sağlayarak yaşam bakımından önemli bir rol üstlenir. Ayrıca potasyum tansiyonun dengelenmesinde hatta yüksek olan tansiyonun düşürülmesinde etkilidir. Aktivite neticesinde kasların toparlanması, kasılıp gevşemelerin ritminin düzenlenmesi yine potasyum vasıtasıyla oluşur. Suda bulunan florür, kemik ve diş sağlığında yararlı etkilere sahiptir. Fakat suda yüksek miktarda yer alması istenmez. Yüksek florlu olan sular florizis hastalığına neden olabilir.

    Suda bulunan sodyum, vücutta bulunan su ve elektrolit dengesinin sağlanmasında görevli en önemli olan mineraldir. Hücrelerden kana veya kandan hücrelere madde geçişi sodyum sayesinde düzenlenmektedir. Özellikle yaz aylarında terleme ile vücuttan sodyum kaybı meydana gelmektedir. Çok fazla sodyum atılır ise tansiyon düşüklüğü ve buna bağlı bayılmalar, halsizlik, yorgunluk]]> Mineral Bakır https://www.mineral.gen.tr/mineral-bakir.html Thu, 06 Dec 2018 06:44:29 +0000 Mineral Bakır, bakır vücuttaki mevcut olan dokuların yenilenmesinde özellikle kemik yapısının çok daha sağlam ve güçlü olmasında görevlendirilen enzimler açısından oldukça önemlidir. Ayrıca proteinin sentezinde ve vücutta Mineral Bakır, bakır vücuttaki mevcut olan dokuların yenilenmesinde özellikle kemik yapısının çok daha sağlam ve güçlü olmasında görevlendirilen enzimler açısından oldukça önemlidir. Ayrıca proteinin sentezinde ve vücuttaki enerjinin üretiminde büyük rol oynamaktadır. Ayrıca alyuvarların oluşumunda da katkısı bulunmaktadır. C vitamini ve çinko kullanımı ile sinir sistemi ve beyin sağlığı içinde en gerekli mineraldir. Hem deri Hem de saç sağlığı açısından bakır oldukça faydalıdır. Ancak vücutta yeterli oranda bakırın olmaması halinde kansızlık problemi ortaya çıkmaktadır. Çoğunlukla bakır eksikliğinde kişinin vücut direncinde gözle görülen azalmalar, güçsüzlük çekmesi, egzama ve deride meydana gelen yaralar gibi sorunlara yol açmaktadır. Ayrıca dışarıdan aşırı derecede alınan bakır ise, kişinin vücudunda yüksek oranda bakır olmasına sebep olmaktadır. Günlük bakır ihtiyacı yetişkinlerde yaklaşık 2,5 mg, bebeklerde 0,5 ile 1 mg, çocuklarda ise 1 ya da 2 mg bakırın alınması günlük vücut ihtiyacını karşılayabilmektedir.


    Mineral Bakırın Faydası, 
    • Enerjinin oluşmasında görev yapmaktadır.
    • Özellikle kırmızı kan hücresinin oluşmasında büyük rol oynamaktadır.
    • Melanin sentezinde rol oynar.
    • Vücuttaki demirin kullanımında fayda sağlamaktadır.
    • Vücuttaki proteinin sentezinde görev yapmaktadır.
    • Deri ve saçta meydana gelen hastalıkların oluşumunu engellemektedir.
    • Bakır özellikle kemiklerin kaynamaların da ve sertleşmelerin de büyük yarar sağlamaktadır.
    • Vücuttaki pek çok enzimin yapısında bakır bulunmaktadır.
    • Sinir iletimini sağlarken aynı zamanda kimyasal maddelerinde sentezi için görev yapmaktadır.
    Mineral BakırMineral Bakırın Aşırı Alınımı ve Zararları ile Yetersizliği, 

    Genellikle bakırın yüksek oranda vücuda alınması, vücut içerisinde fazla bakıra sebep olmaktadır. Vücutta depolanan bakır fazlalığı özellikle kanser riskini de büyük ölçüde arttırırken bunun dışında kişide bunaklık, depresyona girme, şizofreni hastalığı, hipertansiyon ve özellikle bedensel-zihinsel olarak rahatsızlıklara neden olabilmektedir. Ancak uzun zamandır vücutta bakır eksikliğinde ise, kansızlıktan dolayı düzeltilemeyecek derecede anemi hastalığına neden olmaktadır. Genel olarak bakır hastalığı uzun süreli ve düzenli olarak beslenme yetersizliği olan çocuklarda sık olarak görülmektedir. Mineral bakır en çok hangi besinlerde bulunur, bakır minerali hem taze hem de kuru üzümde, ceviz, sarımsak, brokoli, arpa, zeytin, pancar, bal, tam buğday unu kullanılarak pişirilen esmer ekmek, portakal, pekmez ve fındıkta bulunmaktadır.

    Mineral Bakır, 

    Çoğunlukla kansızlık durumunun başlıca nedenlerinden birsi de vücutta yeterli düzeyde bakırın bulunmamasıdır. Çünkü bakır mineralinin mevcut olan demir alyuvarlar ile kolaylıkla emilebilmesi oldukça büyük önem taşımaktadır. Ayrıca vücutta bakırın eksikliği aynı şekilde demirinde eksikliğine sebep olabilmektedir. Bunun için diyet yolu ile kişi vücuduna yeterli oranda demir takviyesi yapmış olsa bile asimilasyonun olmamasından dolayı kanın esas maddesi hemoglobini meydana getiremez. Bakırın eksikliğinde kaynaklı olarak hücrelere yeterli oranlarda oksijen taşınamaz ve bunun için yorgunluk hissi, enerji eksikliği gibi sorunlarda ilk sırada gelmektedir.
    ]]>
    Su Ve Mineraller https://www.mineral.gen.tr/su-ve-mineraller.html Thu, 06 Dec 2018 23:45:30 +0000 Su ve Mineraller, Su, canlılığın vazgeçilmez maddesidir. İnsan ve canlı vücudunun büyük bölümünü su oluşturur. Hatta Beyin gibi bazı organlarımızda bu oran %80 - 90 a yakındır. Yaşam kaynağı olan su i Su ve Mineraller, Su, canlılığın vazgeçilmez maddesidir. İnsan ve canlı vücudunun büyük bölümünü su oluşturur. Hatta Beyin gibi bazı organlarımızda bu oran %80 - 90 a yakındır. Yaşam kaynağı olan su içerisinde hayati önem taşıyan birçok minareli de barındırır. Özellik lede sodyum, potasyum, kalsiyum, magnezyum ve fosfat gibi vücudumuz için önem arz eden mineraller suda doğal olarak bulunmakta.
Formülü (molekülü) ise 2 hidrojen 1 oksijen dir.

Mineraller; Mineraller doğal olarak yer katmanlarında bulunan, canlıların üretemediği artı değerli metaller ve eksi değerli anyonların oluşturduğu metal üretmek için ham madde olarak kullanılan kimyasal bileşiklerdir. Örnek; mermer, granit, kireç taşı gibi maddeler minerallerden oluşur ya da bakır bakır mineralinden, demir demir mineralinden Elde edilir. Demir minerali bünyesinde demirden başka minerallerde barındırmaktadır, mineraller için metallerin doğada bulunan hammadeleridir diyebiliriz. Mineraller canlıların yaşamı için çok önem arz etmektedir, özellik lede insanlar için. İnsanın kemik ve kan hücrelerinde kalsiyum ve demir bulunmaktadır. Aynı şekilde sinir hücrelerinin çalışması, kasların gerilip gevşemesi gibi birçok fonksiyon sayılabilir. Canlılık olaylarında minerallerden gelen metaller büyük rol oynar. Vücudumuz enzim ve vitaminlerin çalışması için mineral kökenli maddelere ihtiyacı vardır.

Su Ve Mineraller
Vücudumuz su içinde yüzen birçok molekülün ve maddelerin belirli bir etkileşim içerisinde olması ile işlevlerini görmektedir. Unutulmamalıdır ki  bu maddeler besinlerimiz le alınmaktadırlar. Besinlerle alınan bu maddelerin atılımı da başlıca idrarla olmaktadır. Bu açıdan besinlerimiz le alınan madenler az veya çok olmamalı, dengeli ve yeterince alınmalıdır. Her bir maddenin alım ve kullanımı farklı olduğu için ayrı ayrı Ele alınacaktır. Sodyum, potasyum, kalsiyum, magnezyum, klor, fosfat, sülfat gibi madenler besinlerimizde oldukça bol miktar dada bulunurlar. Ayrıca bunlara olan gereksinimlerimiz de fazladır. Madenler dışında çok az miktarda alınması gereken ve  nedenle iz ve eser elementler denilen madenler vardır. Bunlarda bakır, çinko, flor gibi madenlerdir. İnsan vücudunun % 4'ü madensel ögelerdir. Minerallerin çoğunluğu kalsiyum ve fosfor oluştururlar. 

Mineral Çeşitleri, Kalsiyum (Ca); İskelette ve sıvılarda iyon olarak bulunur. Kasların kasılıp gevşemesinde, kemik ve iskelet sağlığında, dişlerin oluşumunda önemli rol oynar. Kalsiyum ihtiyacı karşılanmazsa kemiklerde depolanmış kalsiyum kullanılmaya başlar ki bu durum zamanla kemik dokusunun zayıflamasına neden olur. Kemik  erimesi riskini ortaya çıkarır.

Potasyum (K); Özellikle hücre içi sıvıda iyon olarak bulunur. Potasyum, vücuttaki sodyum ile işbirliği yaparak vücudun su ve elektrolit dengesini sağlar. Özellikle kalp ritminin düzenlenmesin de büyük rolü vardır. Ayrıca tansiyonun dengelenmesinde hatta yüksek tansiyonun düşürülmesinde etkilidir. 

Sodyum (Na); İskelette, hücre içi ve hücre dışı sıvıda bulunur. Vücuttaki su ve elektrolit dengesinin sağlanmasında görevli en önemli mineraldir. Hücrelerden kana ya da kandan hücrelere madde geçişi sodyum sayesin düzenlenmektedir. Fazla alınması durumunda ödeme, tansiyonun yükselmesine ve böbreklerin fonksiyon bozukluğuna yol açar.

Magnezyum (Mg); İskelette ve vücut sıvılarında bulunur. Magnezyum birçok enzimin yapısında bulunarak enerji üretimini, sindirim ve emilim gibi hayati olaylarda görev alır. Kalsiyumun tersi bir özelliğe sahiptir. Magnezyum da kasların gevşemesini sağlar.

Fosfor (P); İskelette, dokularda, hücre içi ve dışı sıvıda bulunur.

Demir (Fe); Hemoglobin ve enzimlerle birlikte dokularda bulunur.

Bakır(Cu); Enzimlerin yapısında.
Kayaçlar Ve Mineraller https://www.mineral.gen.tr/kayaclar-ve-mineraller.html Fri, 07 Dec 2018 19:18:22 +0000 Kayaçlar ve mineraller, çeşitli mineraller veya taş parçacıklarının birikmesi ile oluşur. Granit ve bazalt çeşitli minerallerdeki kum taşı değişik kum tanelerinden oluşmuş kayaçlardır. Kayaçlar oluşumları sırasındaki do Kayaçlar ve mineraller, çeşitli mineraller veya taş parçacıklarının birikmesi ile oluşur. Granit ve bazalt çeşitli minerallerdeki kum taşı değişik kum tanelerinden oluşmuş kayaçlardır. Kayaçlar oluşumları sırasındaki doğal ortamı yansıtan bir çeşit belgedir. Kayaçlar oluşum şekillerine göre gruplandırılır. Bunları inceleyelim.

Tortul kayaçlar, su ve rüzgar etkisi ile oluşur. Bu kuvvetler kayaçları parçalayarak küçük parçalara ayırır rüzgarın etkisi ile bunlar sürüklenir ve basınç etkisi ile çimentolaşır ve katmanlar oluşturur. İşte bu kayaçlar tortul kayaçları oluşturur. Bu kayaç çeşidi daha çöm sularda oluşur ve fosil bakımından zengindir. Magmatik kayaçlara göre çöm daha yumuşaktır. 

Kayaçlar Ve Mineraller
Magmatik kayaçlar, erimiş halde olan magmanın yer kabuğunun derinliklerinden çıkması ve soğuması ile oluşur. Bu kayaçlar genel olarak kristallerden oluşmuş kayaçlardır. Dünya üzerinde çok fazla bulunmaz.

Başkalaşım kayaçları, tortul veya magmatik kayaçların yüksek sıcaklık basınç etkisinde kalması oluşur. 

Mineraller, 
  • Ca, kalsiyum, iskelette ve sıvılarda iyon olarak bulunur.
  • P, fosfor, iskelette, dokularda hücre içinde ve dışında bulunur.
  • K, potasyum, hücre içi sıvılarda iyon olarak bulunur.
  • S, kükürt, hücre dışı sıvılarında protein ve sülfür bağlarında bulunur.
  • Fe, demir, hemoglobinde ve dokularda bulunur.
]]>
Mineral Hangi Besinlerde Bulunur https://www.mineral.gen.tr/mineral-hangi-besinlerde-bulunur.html Sat, 08 Dec 2018 13:33:48 +0000 Mineral hangi besinlerde bulunur, Canlıların yapısında az da olsa minerallere gereksinim duyulur. Mineraller vücudun %4 gibi çok küçük bir kısmını oluşturmalarına rağmen birçok maddenin yapısına katılırlar ve kimyasal reaks Mineral hangi besinlerde bulunur, Canlıların yapısında az da olsa minerallere gereksinim duyulur. Mineraller vücudun %4 gibi çok küçük bir kısmını oluşturmalarına rağmen birçok maddenin yapısına katılırlar ve kimyasal reaksiyonlarda düzenleyici olarak görev yaparlar. Mineral içeren besinlerin düzenli olarak vücuda alınması gereklidir. Çünkü ter, idrar ve dışkı ile vücuttan sürekli mineral kaybı olur. Mineraller vücutta gereksinim duyulan miktarlara göre makro mineraller ve makro mineraller olmak üzere iki grupta incelenir.

Kalsiyum: Vücudumuzda en çok bulunan mineraldir. Yetişkin bir insanın vücudunda 1200 gram kalsiyum bulunur. Kalsiyumun kaynakları ise süt ve süt türevleri, pekmez, sussam, fındık, fıstık, kuru baklagiller,tahıllar. Günlük gereksinim miktarı ise yetişkin bir birey için 1000 - 1200 gramdır.

Fosfor: İnsan vücudunda kalsiyumdan sonra en çok bulunan mineraldir. En iyi kaynakları et, tavuk, balık, yumurta, sert kabuklu yağlı tohumlar, süt ve süt türevleri ve tahıllardır. Günlük gereksinim miktarı yetişkin bir birey için 800 - 1000 miligramdır.

Magnezyum: Yetişkin bir insan vücudunda ortalama 25 gram kadar bulunur. Magnezyumun en iyi kaynakları yağlı tohumlar, kuru baklagiller, yeşil yapraklı sebzeler, etler ve tahıllardır. Günlük gereksinim miktarı yetişkin bir birey için  300 - 350 miligram yeterlidir.

Demir: Normal, yetişkin bir insanın vücudunda ortalama 3 - 5 gram kadar demir bulunur. En iyi demir kaynakları kırmızı et, yumurta, kuru baklagiller, yağlı tohumlar, koyu yeşil yapraklı sebze ve meyvelerdir. Günlük gereksinim miktarı yetişkin erkek için  10 miligram yetişkin bir kadın için 18-20 miligramdır.

Sodyum: Sodyum kanda ve hücre dışındaki sıvıda bulunur. Vücudun sıvı dengesi için gereklidir. En iyi kaynakları tuz, yumurta, kırmızı etler, süt ve ürünleri, taze sebze ve meyvelerdir. Günlük gereksinim miktarı yetişkin bir birey için 3 - 7 gram arasındadır.

Potasyum: Kanda potasyum çoğunlukla kırmızı kan hücrelerinde bulunur. En iyi kaynakları kahve, muz, patates, kayısı, portakal, kuru baklagillerdir. Günlük gereksinim miktarı ise yetişkin bir birey için 2 - 4 gramdır.

Mineral Hangi Besinlerde Bulunur
İyot: Yetişkin bir insan vücudunda ortalama 20 - 30 miligram kadar  iyot bulunmaktadır. En iyi iyot kaynakları ise zenginleştirilmiş iyotlu tuz, içme suyu, su ürünleri, süt, yumurta ve tahıllardır. Günlük gereksinim miktarı ise yetişkin bir birey için kilogram başına en az 2 miligramdır.

Bakır: Karaciğerde depolanan önemli minerallerden biridir. En iyi kaynakları organ etleri, su ürünleri, pekmez, susam. Günlük gereksinimi konusunda kesin bir bilgi olamamakla birlikte günlük 2 - 5 miligram bakırın yeterli ve güvenli olduğu bildirilmektedir.

Çinko: Yetişkin bir insan vücudunda ortalama 2- 3 gram çinko bulunur. En iyi kaynakları et, tavuk, deniz ürünleri, karaciğer gibi organ etleridir. Günlük gereksinim miktarı ise yetişkin bir birey için 11 - 22 miligramdır.

Flor: Diş mineleri ve kemiklerin güçlenmesi için gerekli olan bir mineraldir. En iyi iyot kaynakları ise çay, içme suyu, işlenmiş besinler, sebze ve meyvelerdir. Günlük gereksinim miktarı yetişkin bir birey için 0,05 - 0.1 miligram önerilmektedir.

Manganez: Yetişkin bir bireyin vücudunda  ortalama 12 - 20 miligram kadar manganez bulunur. En iyi kaynakları tahılların embriyo kısmı, çay, yağlı tohumlar ve kuru baklagillerdir. Günlük gereksinim miktarı yetişkin bir birey için 2,5 - 5 miligramdır. 

Krom: Karaciğer kromun en çok bulunduğu organdır. En iyi kaynakları et]]> Vitamin Ve Mineraller https://www.mineral.gen.tr/vitamin-ve-mineraller.html Sat, 08 Dec 2018 13:53:59 +0000 Vitaminler ve mineraller, Hücrenin normal metabolizması için az miktarlarda gerekli olan düzenleyici ve direnç attırıcı maddelerdir. Doğal besin kaynaklarında bulunurlar ve besinlerle ya doğrudan ya da provitamin olarak alınır Vitaminler ve mineraller, Hücrenin normal metabolizması için az miktarlarda gerekli olan düzenleyici ve direnç attırıcı maddelerdir. Doğal besin kaynaklarında bulunurlar ve besinlerle ya doğrudan ya da provitamin olarak alınırlar. Provitaminler vitaminlerin ön maddesidirler ve özel enzimlerle veya dış etkenlerle vitamine dönüştürüldükten sonra etkili olurlar. Bu duruma örnek olarak A ve D provitaminleri verilebilir.


Hayvanlarda vitamin sentezlenemez ve uzun süreli vitamin eksikliği bazı hastalık belirtilerinin ortaya çıkmasına neden olur. Bitkiler ise ihtiyaç duydukları vitaminleri sentezleyebilirler. Günümüzde vitaminlerin kimyasal yapıları saptanmıştır ve bu nedenle istenilen vitaminler sentetik olarak yapılabilmektedir. 

Vitaminlerle ilgili bazı özellikler şu şekilde sıralanabilir:
  • Hücrenin yapısına katılmazlar.
  • Sindirilmeden hücre zarından geçebilirler.
  • Düzenleyicidirler.
  • Enerji vermezler.
  • Sindirime uğramazlar.
Not: Her vitaminin kendine has katıldığı bir reaksiyon vardır. İkinci bir reaksiyona katılmazlar. Eksikliklerinde ise hastalıklar görülür. Vitaminler yağda ve suda eriyenler olmak üzere 2 gruba ayrılırlar.

Yağda eriyen vitaminler: A, D, E ve K vitaminleri bu gruba girer. Eğer vücutta yağ metabolizması bozulursa veya besinlerde yağ bulunmazsa, vücut bu vitaminlerden yararlanamaz. Yağda eriyen vitaminler azla alındıklarında özellikle karaciğerde depo edilirler. Depo edildikleri için de eksiklik belirtileri, suda eriyen vitaminlere göre daha geç ortaya çıkar. Yağda eriyen vitaminlerin aşırı derece alınması ve vücutta birikmesi bazı zararlı etkilere yol açabilir

Vitamin Ve Mineraller
A Vitamini: Besinlerle ya doğrudan ya da provitamin olarak alınırlar. Karaten, karaciğerde  A vitaminine dönüştürülür. A vitamini çok fazla miktarda alınırsa vücuda zararlı olur. A vitamininin önemli fonksiyonları  şu şekilde özetlenebilir.
  • Görme pigmentlerinin yapısına katılır. Bu nedenle A vitamini eksikliğinde alacakaranlıkta görmeme durumu ( gece körlüğü ) veya bir çeşit kalıcı körlük ortaya çıkar.
  • Büyüme, üreme, kemik ve diş gelişimi için gereklidir.
  • Epitel doku yapımı ve gelişimde görev alır. Derinin güneş ışınlarından korunmasında etkilidir.
  • Enfeksiyonlara karşı direnci arttırır.
D Vitamini: D vitamininin ön maddesi besinlerle vücuda alınır. Bu vitamin ayrıca besinlerle doğrudan da alınabilir. D vitamininin önemli fonksiyonları şunlardır.
  • Kalsiyum ve fosforun ince bağırsaktan emilmesi için gereklidir. 
  • Kalsiyumun kemiklerde depo edilmesini sağlar.
  • Az alındığında kemik ve diş yapılarında bozukluklar meydana gelir. D vitamininin fazla alınmasıda zararlıdır çünkü eklemlerin ve yumuşak dokuların kireçlenmesine neden olur.
E Vitamini: Günlük yiyeceklerde yeterli miktarda bulunduğundan eksiklik belirtilerine az rastlanır. Farelerle yapılan deneylerde bu vitamin eksikliğinin erkelerde kısırlığa, dişilerde ise embriyo ölümlerine yol açtığı saptanmıştır. E vitamininin önemli fonksiyonları şu şekilde özetlenebilir.
  • A vitamini için koruyucu etkiye sahiptir.
  • Oksijen ile bozulmayı önleyerek hücrelerin ömrünü uzatır.
  • Bağışıklık ve sinir sistemini güçlendirir.
K Vitamini: Protrombin, kanın pıhtılaşmasında rol oynayan bir maddedir. K vitamini karaciğerde protrombinin meydana gelmesini sağladığından kanın pıhtılaşmasında rol oynar. Bağırsakta bulunan bakteriler bu vitamini sentezleyebilirler. Fazla miktarda antibiyotik alınması, sadece hastalık yapıcı bakterilerin değil, K vitamini sentezleyen bakterilerin de ölümüne yol açar. Bunun sonucunda da K vitamini yetersizliği ortaya çıkabilir.

Suda eriyen  vitaminler: B grubu vitaminler ve C vitamini suda e]]> Tuzlar Ve Mineraller https://www.mineral.gen.tr/tuzlar-ve-mineraller.html Sun, 09 Dec 2018 08:29:37 +0000 Tuzlar: Kimyada, bir asitle bir bazın tepkimeye girmesi neticesinde meydana gelen madde. Tuz bazda ki artı yüklü iyonla asitteki negatif yüklü iyonlar ile meydana gelir. Asitle baz arasındaki tepkime nötrleşme tepkimesi olup bu esnada Tuzlar: Kimyada, bir asitle bir bazın tepkimeye girmesi neticesinde meydana gelen madde. Tuz bazda ki artı yüklü iyonla asitteki negatif yüklü iyonlar ile meydana gelir. Asitle baz arasındaki tepkime nötrleşme tepkimesi olup bu esnada tuz ve su ortaya çıkar.
Erimiş tuz veya çözelti halindeki tuzların çoğu eksi ile artı yüklü iyonlarına ayrışır ve elektriği iletir. Tuz adı ayrıca sofra tuzu veya sodyum klorür (NaCI) için de kullanılır. 
Tuzlar; HCI + NaOH NaCI + H2O ile gösterilir. Asitlerle bazlar karıştırıldığında asidin H  iyonu bazın OH iyonu ile birleşerek tuz oluşturur ve su açığa çıkar.

Tuzların Önemi: 

İnorganik tuzlar hücreyle çevresi arasındaki su alış verişinde önemli rol oynar. Eğer hücre içinde tuz oranı yüksekse hücreye su girer. Hücre dışındaki tuz oranı yüksekse hücre su kaybeder.

Mineraller: Kimyada, hücreleri karbonhidrat, yağ ve protein gibi organik bileşikler ile vücuda alınan inorganik tuzlar dır. 

Minerallerin Özellikleri; 
  • Mineraller enzimlerin yapısına katılarak katalizör görevi yapar. Katalizör, kimyasal tepkimelere girerek tepkimenin daha kısa sürede ve daha az kullanılmasını sağlayan proteinlerde oluşmuş kısımdır. 
  • Mineral eksikliğinden dolayı birkaç hastalık ortaya çıkar. Ca minerali eksikliğinde çocuklarda kemik erimesi, yaşlılarda raşitizm hastalığı. P minerali eksikliğinde kemiklerde ve dişlerde yumuşama görülür. Fe minerali eksikliğinde anemi ve guatr hastalığı görülür. 
  • Mineraller kanın ozmotik basıncının dengede tutmasını sağlar. 
  • Kas kasılmasında sinirsel uyartıların iletilmesinde görev alır. 
  • İyon konsantrasyonunu sağlar.
Tuzlar Ve Mineraller
Mineraller vücudumuzun kendi kendine oluşturamadığı su ve besinler yoluyla aldığımız inorganik tuzlar dır. Bu inorganik tuzlar vücutta ya tuz halinde yada organik maddelerin yapısına katılır. Mineraller sağlıklı bir yaşam için gereklidir. Vücut yeteri kadar mineral almaz ise gerekli fonksiyonları sağlıklı bir şekilde gerçekleştiremez. Mineraller hücrede protein, yağ ve karbonhidrat gibi organik moleküllere bağlı oldukları gibi tuz halinde serbest olarak bulunabilirler. Ayrıca enzim hormon vitaminlerin yapısına katılır. 
Vücudumuz da bulunan bazı mineraller şunlardır; Kalsiyum, Fosfor, Sodyum, Klor, Potasyum, Demir, İyot, Magnezyum, Bakır, Sülfat'dır.
Bu mineralleri yeteri kadar alınmazsa eğer vücut yapması gereken hayatı fonksiyonları sağlıklı yerine getiremez. Tuzların ve minerallerin vücutta önemi çok fazladır. Tuzlar da belirli bir yaşa kadar alınması vücut için çok iyi ve sağlıklıdır. Ama belirli bir yaştan sonra da kemiklerin erimesine ve böbrek yetmezliğine sebep olur.
]]>
Mineral https://www.mineral.gen.tr/mineral.html Sun, 09 Dec 2018 15:44:25 +0000 Mineral, doğal şekilde oluşan, belirli bir kimyasal bileşime sahip olan inorganik katı bir madde olarak bilinir. Mineral her hangi bir parçası bütünün özelliklerini taşır. Vücudumuzun sağlıklı kalabilmesi için gerekli Mineral, doğal şekilde oluşan, belirli bir kimyasal bileşime sahip olan inorganik katı bir madde olarak bilinir. Mineral her hangi bir parçası bütünün özelliklerini taşır. Vücudumuzun sağlıklı kalabilmesi için gerekli olan inorganik bir madde olarak da bilinmektedir. Mineraller vitaminler ile birlikte çalışarak vücut için gerekli maddelerin etkin bir şekilde çalışmasında da katkı da bulunur. Bu sebeple insan vücudunun sağlıklı ve dengeli beslenmesin de vitaminlerle birlikte çalışan minarelin rolü büyüktür. Sağlıklı dişlerin ve kemik gelişimin de, kalbin düzenli ve dengeli bir şekilde çalışmasın da, kas fonksiyonlarının düzgün bir şekilde çalışmasında, hücre korunmasında ve gelişiminde sağlıklı dolaşım ve sinir sistemlerinde, vücudun su dengesini korumasında kısacası pek çok hayati fonksiyonların korunmasın da çok önemli bir yere sahiptir. Vücudun sağlıklı kalabilmesi için mineraller şarttır. Vücut gerekli olan mineral dengesini sağlayamaz ise beslenme de sorunlarla karşılaşır ve mineral eksikliği ortaya çıkar. Bu da beraberinde bir çk sorunu getirir en önemlisi hayati fonksiyonların aksamasına ve ciddi sağlık sorunlarının başlamasına neden olur. 

Mineral
Mineral eksikliğinin oluşmasın da bir çok etken bulunmaktadır. 

Sigara içmek, alkol kullanmak, sıvı ihtiyacının azalması, vücuda yeterli derece de su girmemesi başlıca etkenler arasında gösterilebilir. Bu tür etkenlerden uzak durup minerali bol besinler tüketmek sizin için daha faydalı ve sağlıklı olacaktır. Yalnız mineralleri çok tüketmek de az tüketmek gibi zararlı olabilir. Bu yüzden de dengeli bir şekilde vücudun ihtiyacı olacak kadar tüketmek sağlık açısından da daha faydalı olabilir. Vücudun mineral alabilmesi için belli besinleri tüketmek gerekmektedir. Yumurta, sığır eti, hindi, kuzu, koyun, balık eti, yoğurt, fındık, kabak, mercimek, karaciğer, süt, peynir, ıspanak, deniz ürünleri, tahıllar, mısır, mantar, patates, şeftali, incir, yeşil sebzeler... ve daha saymakla bitiremeyeceğiz yüzlerle besinde bol miktar da mineral bulunmaktadır. Evimiz de de rahatlıkla bulabileceğimiz bu besinler sağlık açısından bize gerekli olduğu için bolca tüketmeliyiz. Özellikle çocukların beslenmesin de gerekli rol oynayan mineraller onlar için vazgeçilmez besin kaynakları olmalıdır. Çünkü çocukların bağışıklık sistemleri oldukça hassastır. Saydığımız besinleri bolca tüketmeleri hem hastalıklardan korunmalarına hem akıl ve zekalarının gelişmelerin de hem de bedensel gelişimleri için önemlidir. Severek tüketebilmeleri için bu besinlerden çeşitli yemekler yaparak dikkatlerini çekebilir ve severek yemelerine yardımcı olabilirsiniz. Hayatımızın rahat bir şekilde ilerleyebilmesi için ileri de yaşanacak sorunlara şimdiden önlem alabilmek için minerali çok olan besinler tüketmeniz sizler için büyük avantaj sağlayacaktır.   
]]>
Mineral Sıva https://www.mineral.gen.tr/mineral-siva.html Sun, 09 Dec 2018 22:41:23 +0000 Mineral Sıva, Doğal renkli mermer parçacıklarından oluşan sudan etkilenmeyen içte ve dışta kullanılabilen mozaik sıvadır. Çok güzel bir görüntüye sahiptir. Küçük mozaik parçacıklarından oluşmuş olup kolay uygu Mineral Sıva, Doğal renkli mermer parçacıklarından oluşan sudan etkilenmeyen içte ve dışta kullanılabilen mozaik sıvadır. Çok güzel bir görüntüye sahiptir. Küçük mozaik parçacıklarından oluşmuş olup kolay uygulanabilir bir inşaat malzemesidir. Mineral sıva son derece dayanıklı olup kuruduktan sonra su ile yıkanabilir ve uzun ömürlüdü, cephedeki çatlakları göstermeyen bir malzemedir. Yanmayan ve nefes alan bir özelliğe sahiptir. Dekoratif görünüşlü plastik dış cephe kaplamasıdır.
Mineral Sıva
Mineral sıva beton yüzeylerin dekoratif kaplama işlerinde tek veya çok renkli kombinasyonlarda kullanılır. Beyaz renklidir ve toz halindedir. Zengin görünümlü ve şık tasarımlar sunan bir sıva çeşitidir.]]>
Vücudumuzdaki Mineraller https://www.mineral.gen.tr/vucudumuzdaki-mineraller.html Mon, 10 Dec 2018 12:35:54 +0000 Vücudumuzdaki Mineraller, İnsan vücudunun genel düzeni ile ilgili hareket fonksiyonlarını sağlayan kemik dokuları; Allah'ın yaratma sanatını anlatan yüceliğidir. Çünkü kemik dokuları vücutta oluşturan kalsiyum Vücudumuzdaki Mineraller, İnsan vücudunun genel düzeni ile ilgili hareket fonksiyonlarını sağlayan kemik dokuları; Allah'ın yaratma sanatını anlatan yüceliğidir. Çünkü kemik dokuları vücutta oluşturan kalsiyum ve demir gibi birçok önemli mineralleri üretir. Vücudun ihtiyacına göre bu mineralleri depolar ve önceden ürettiğini vücuda aktarır. Bunları insan vücuduna sağlayan Allah'tır. Bitkiler mineral ihtiyacını topraktan alırlar. Hayvanlar ise bitkileri yada diğer hayvanları yiyerek mineral ihtiyaçlarını sağlarlar. İnsan beslenmesinde mineraller kaynağı olan; Kemik ve diş yapısı, sinir ve kasların çalışması, kan yapımı işlevleri için de yeterli mineral almak çok önemlidir. Bu nedenle vücudun gerekli mineralleri alabilmesi için vitaminler ve diğer besinler yoluyla alınması gereklidir. A vitaminleri karaciğerde depolanır ve ısıya dayanıklı olan vitamin kaynağıdır. A vitamini, saçların daha sağlıklı olması ve daha parlak olmasını sağlar. B vitamini, hayvansal ve bitkisel gıdalar içeren vitamindir. Süt, yumurta ve ciğer gibi gıdalarda bulunur. C vitamini, portakal ve mandalina gibi meyvelerinde bulunur. Ayrıca maydanoz gibi yeşil bitkilerde de bolca bulunur. D vitamini, kemikler için en önemli vitamindir. Kemik erimesi ve kireçlenme gibi oluşan hastalıklara karşı vitamindir. E vitamini ise, antioksidan özelliği olan vitamindir. Bunun için vitamin ve mineraller birlikte uyum içinde çalışarak  kemiklerimizi geliştirir, yaraları onarır, bağışıklık sistemimizi güçlendirir, yediklerimizi enerjiye çevirir ve hücrelerimizi oluşturur.

Vücudumuzdaki Mineraller

Minerallerin Özellikleri ve Faydaları;

Kalsiyum; Büyük bir kısmı kemiklerde ve dişlerde bulunur. Kalsiyum ile vitaminler arasında büyük bir bağ oluşturur. Ancak küçük bir miktarını sinirler ve kaslar kullanır. Kalsiyum eksikliğinde kemikler güçsüzleşir ve kolay kırılmaya neden olur. Kalp hastalarında, özellikle yüksek tansiyonda ihtiyaç duyulan bir mineraldir. Aynı zamanda vücudun tüm fonksiyonlarında görevlidir. Kalsiyum içeren besinler; Süt, peynir ve yoğurt gibi süt ürünleri oluşturmaktadır. Diğerleri ise, lahana, nane, yumurta, incir, badem, fındık, fıstık, tereyağı, pekmez, keçiboynuzu ve balık gibi kalsiyum minerali bulunan besinlerdir.

Fosfor; Hücrelerin büyümesine yardımcı olan fosfor, kalp düzeni ve böbrek fonksiyonları için gereklidir. Fosfor eksikliğinin en önemli nedenleri; Yetersiz beslenme, iştahsızlık, kemik ağrıları, depresyon, düzensiz nefes alma ve sinir hastalıkları gibi sıkıntılar verir. Fosfor içeren besinler; Sığır eti, buğday kepeği, lahana, peynir, mısır, kakao, yumurta, balık, meyve, sarımsak, baklagiller, karaciğer, soya fasulyesi ve yer fıstığı gibi en zengin besinlerdir.

Kükürt; Sağlıklı saç, cilt ve tırnaklar için gerekli vitaminler arasındadır. Özellikle oksijen dengesinin düzenini sağlamaya yardımcı olur. Beyin fonksiyonları için de önemlidir. Aynı zamanda B vitaminlerinin işlevlerini yerine getirmesi ve karaciğerde safranın salgılanmasına yardımcı olur. Kükürdün vücutta yeterince bulunmadığı  hallerde saçlarda zayıflık ve ciltte solgunluk görülür. Besinler içerisinde; Kırmızı et tavuk ve balık eti, havuç, sarımsak, kereviz, siyah turp, lahana, ıspanak, çilek, muz, marul, patates, yumurta, soğan, incir ve hurma gibi kükürt minerali açısından zengin besinlerdir. 

Demir; İnsan vücudu için gerekli minerallerden biridir. Kandaki oksijeni taşıyan kırmızı kan hücrelerinin üretimi için gereklidir. Demir vücutta büyümeye yardım eder ve yorgunluğa karşı vücut direncini arttırır. Özellikle demir kadınlar için daha önemlidir. Bu sebeple, özellikle büyüme çağındaki çocuklar için vücut ve beyin gelişimi açısından çok önemlidir. Besinler içerisinde; Kuru kayısı, kuru üzüm gibi kurutulmuş meyvelerdir. Kırmızı et, karaciğer, pekmez, lahana, fasulye, pancar, tahıllar, yumurta, patates, fındık, badem, şeftali, armu]]> Mineral Nedir https://www.mineral.gen.tr/mineral-nedir.html Tue, 11 Dec 2018 01:24:02 +0000 Mineral Nedir, Mineral kelimesi günlük yaşamımızda bazen duyduğumuz neye yaradığını çoğumuzun bilmediği aslında merak ettiğimiz bir kelimedir. Aslına bakarsanız mineral yaşamımızın olmazssa olmazıdır. Sözcük olarak k Mineral Nedir, Mineral kelimesi günlük yaşamımızda bazen duyduğumuz neye yaradığını çoğumuzun bilmediği aslında merak ettiğimiz bir kelimedir. Aslına bakarsanız mineral yaşamımızın olmazssa olmazıdır. Sözcük olarak küçük ama yaptığı işlerle oldukça hayati bir öneme sahiptir. Bu ön söz açıklamadan sonra bakalım mineral neymiş nelerden meydana gelirmiş biraz da minerallerden bahsedelim. 


Mineral Nedir,

Yer kabuğundan elde edilen mineral Latince isim olarak ta mineralis kelimesinden gelir. Mineraller genelde 100 km kadar kalınlığa sahip Litosfer in en üst birkaç kilometre dış kısmında bulunur. Minerallerin gerek fiziksel gerekse kimyasal özellikleri vardır. Mineralleri tanımlayacak olursak suda çözünürlük suda çözünmezlik, asit ve ısı etkisi, bazı kimyasallarla meydana getirdikleri bileşikler minerallerin kimyasal özellikleridir. Fiziksel özellikleri esneklik sertlik, yoğunluk, ışığı kırma, ve iletkenlik gibi alanlarla tarif edilir. Minerallerin bir kısmı dünyanın çekirdeğini meydana getiren magmanın püskürmesiyle açığa çıkarlar kuvars gibi. Bazı mineraller suların termik etkisi ile bazı tuzlar minerallere dönüşür. baryum filizi ve barit gibi. Canlı organizmalardan oluşan mineraller de vardır mercan da buna bir örnektir. Magmada bulunan uçucu elemanların çıkardığı gazlar diğer bir minerale dönüşür. volframit, kalay filizi gibi minerallerde vardır. Aslına bakarsanız cıva hariç minerallerin geneli katı haldedir. asfalt ve petrol organik mineraller için örnek teşkil eder. Minerallerin kendine özgü yapısı vardır bu değişmez bu kristal yapıları inceleyen bilim dalına da mineroloji denilir. Mineraller sadece tabiatta bulunduğu şekilde dile getirilmez canlıların anatomik yapısında da mineraller adeta yapı taşı gibidir hayati önemi vardır. Minerallerin insan vücudu için gerekliliklerine baktığımız da mutlaka olması gereken mineraller vardır örneğin kemik ve diş oluşumu için kalsiyum ana mineraldir. Demir oksijeni kana ve hücrelere taşıyan bir mineraldir eksikliğinde kansızlık yani anemi başlar. Bütün bu bilgiler ışığında başlıca minerallerin vücudumuzda ki işlevleri şu şeklide izah edilebilir. 

Mineral Nedir
  • Fosfor - Kalsiyumla birlikte kalsiyumla birlikte kemik ve diş oluşumunda görev alır ayrıca vücudumuzdaki sıvıların aside dönmelerini engelleme görevi vardır. 
  • Sodyum, Klor, Potasyum - vücudumuzdaki en önemli görevi vücut su dengesi ve asit - baz dengesini sağlar.
  • Magnezyum - Vücudumuzun enerji metabolizmasını kas ve sinirlerin düzgün çalışmasını sağlar.
  • Demir - Hemoglobinin yapısında bulunur vücuda ve hücrelere oksijen taşıma görevi vardır.
  • İyot - Trioit bezinin düzgün çalışması için gereklidir.
  • Çinko - Enzimlerin yapısında yer alır büyüme ve cinsiyet organlarının gelişmesinde ve hücresl bağışıklığın oluşumunda önemli bir rolü vardır.
  • Flor _ Çoğunlukla Diş kemiklerinin yapısında bulunur diş çürümelerinin önüne geçmek için gereklidir.
Görüldüğü üzere mineraller günlük yaşamımızın ayrılmaz bir parçasıdır. Hayatımız boyunca hep iç içe yaşarız minerallerle. 
]]>